$1 Trilyon Çok Mu Fazla?

Endüstrileşmiş ülkeler için tutunacak tek dal maliye politikasıdır. Para politikasının işe yaramadığı görülmüştür. Kriz’e ciddi yaklaşan ülkeler Çin ve ABD’dir. Çin 600 milyar dolarlık bir paket açıkladı, ABD’nin ise 1 trilyon dolar’a yaklaşan bir paket açıklaması bekleniyor. Bu paket için kafamda bazı soru işaretleri var.

Krizle mücadelede, bugüne kadar hiçbir devleti doğru yolda görmedim. Bütün devletler, para enjeksiyonu ile finans kurumlarını kurtarmanın, kredi piyasalarını canlandıracağını düşündüler. Kredi piyasasının durmasının nedeni; borçluların gösterdikleri teminatların değerinin ve gelirlerinin düşmesidir. Finans sisteminde borçların azaltılması, kredi piyasasının tekrar çalışması için gereklidir. Bunun yapabilmek için, ya para basıp enflasyon yaratacaksınız ya da iflaslara göz yumacaksınız. Finansal kurumlara para vermek sorunları çözmez.

Ben faizlerin indirilmesine karşı değilim ama faizler ABD’de olduğu gibi sıfır olursa, enflasyonist sonuçları da düşünmelisiniz. Teoride, faizleri indirmek borçlanmayı teşvik ederek ekonomiyi harekete geçirir. Aşırı borçlanma finans sistemini çökme noktasına getirmedi mi? Daha fazla borçlanma bugünkü problemi çözer mi? Zannetmiyorum. Bankalar, merkez bankasından sıfır faizle para bulma şansına sahip olsalar da, iflas etmiş işletmelere, şahıslara para vermezler.

Maliye politikası çıkış yoludur. Direkt talep yaratarak veya geliri arttırarak ekonomiyi canlandırabilirsiniz. Bankalar tekrar kredi vermeye başlayabilir. Büyük mali paketleri, ticaret fazlası olan ülkeler düşünmelidir. Çin doğru olanı yapıyor, büyük bir paket açıkladı(hatta daha fazla bile olabilirdi). Çin’in ticaret fazlası var. Yanlış yaptıkları nokta; merkezi hükümet parayı direkt insanlara vermek yerine, bölgesel hükümete vermeyi planlıyor. Tam tersini yapmak daha etkili olabilir.

ABD’nin paketi miktar olarak çok büyüktür. Daha makul olabilirdi. ABD’nin ticaret açığını düşürmesi gerekmektedir. Aylık ticaret açığı, elli milyar dolardır. Bu büyüklükteki bir paket, ABD’nin ticaret açığını rekor seviyelerde tutup, global dengesizliklerin sürmesini sağlar. Almanya’nın henüz ciddi bir paket açıklamaması hayal kırıklığıdır. Dünya’nın en fazla ihracat yapan ülkesidir. Aynı şekilde Japonya da sorumluluk almamaktadır. Her iki ülkenin de ‘ticaret fazlası’ vardır.

Almanya ve Japonya güçlü ülkelerdir. Kültürel altyapıları zengindir. Fakat geleceği değil, geçmişi temsil etmektedirler. Söz sahibi olma fırsatını hep tepmişlerdir. Çin ve ABD fırsatçıdırlar, pragmatiktirler, ‘gelecek’ ile daha fazla uyum içerisindedirler. ABD, şu an dünyayı tek başına yönetecek güce sahip değildir. Çin ile birlikte dünyayı yönetebilirler, ama ikisi de beraber hareket etme fikrine sıcak bakmamaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir