2009 Türkiye Tahminleri

Ekonomi yönetimleri, kriz kapıya gelene kadar önlem almaz. Gelişmiş gelişmemiş, bütün ülkelerde bu durum böyledir. ABD bile finans sistemi çökme noktasına gelene kadar, faiz indirimleri dışında başka bir politikaya başvurmadı. Şimdi radikal önlemler alıyorlar. Bizim ekonomi yönetimimiz de krize geç tepki vermiştir. Bunun acısını önümüzdeki yıl çekeceğiz. 2009’da döviz, borsa, faiz cephelerinde sert hareketler bekliyorum.

1) Borsa; 2008’de İMKB endeksi’ndeki değer kaybı %50 civarında oldu. Endeks şu an 26,500’ü gösteriyor. 2009’un ilk yarısında büyük çalkantılar yaşanabilir. Olası IMF antlaşmasına rağmen, durumu pek parlak görmüyorum. Borsa’nın düşüş potansiyeli vardır. Düşüş %20’ler civarında olabilir. Yalnız ilginç olan, İMKB endeksi’nin bugünkü fiyat-kazanç oranının, 2001 krizine göre daha düşük olmasıdır. Yani hisseler(son dönemdeki toparlanmaya rağmen), çok ucuzdur. Endeks 22,000 civarındayken; ‘Uzun dönemli düşünen yatırımcılar için hisse fiyatları çok caziptir ancak kısa dönemde riskler de yüksektir. Kazanabilir ama çokta kaybedebilirsiniz’ diye yazmıştım. Burada şirket ismi vermiyorum ama bilançosu, altyapısı güçlü şirketlerin hisse fiyatları inanılmaz şekilde ucuzladı. Uzun dönemli düşünen(minimum 1 yıl) yatırımcı için, borsa’yı iyi görüyorum. Yatırım düşünüyorsanız, farklı sektörlerden en az 5 firmaya yatırım yapın.

2) Döviz; Aralık ayında global risk göstergeleri rekor seviyelere fırladı. Buna rağmen, yıl sonunda bilançolarını iyi göstermek amacıyla bankalar Hazine kağıtlarına saldırdılar. TL’yi güçlü tuttular. Yılın ilk yarısında kurda yükseliş bekliyorum. Sonuçta kurda yükseliş olsa da, yatırımcılar sabit bir şekilde TL faizi almalıdırlar. Kur riski için, VOB’dan USD/YTL veya EUR/YTL kontratı düşünülmelidir.

3)MB’sı, faizleri 2009’un ilk yarısında biraz daha aşağıya çekebilir, ama 2009’un ikinci yarısında tekrar faizlerde arttırımlara gideceğini düşünüyorum.

4) IMF antlaşması; IMF antlaşmasına karşı olduğumu biliyorsunuz. TV’lerde IMF antlaşmasını isteyenlere lütfen dikkatle bakın. Genel olarak; Aracı Kurum Araştırma Müdürü, Banka Portföy Müdürü, Fon Müdürü gibi ünvanlara sahip kişilerdir. Olaylara- IMF antlaşması yapılacak, iyimserlik yayılacak, borsada ralli yaşanacak, tonla para kazanılacak- gözüyle bakarlar. Reel sektörü, artacak işsizliği, batacak şirketleri düşünmezler. Önümüzdeki yıl, hükümet harcamaları arttırılmalıdır. Kriz sert geçecektir. Muhtemel IMF antlaşması ile bunu nasıl yapacaksınız? IMF, KDV’nin %8’den %18’e çekilmesini istiyor. Tüketim zaten durmuş, güven dibe vurmuşken, bu adım tüketimi daha da olumsuz etkilemez mi? Kaynak yaratacaksınız, harcamaları arttıracaksınız, bankalar projelere kredi verecek, yatırım-tüketim canlanacak, ekonomi harekete geçecek. Çıkış yolu budur.

5)Gayrimenkul fiyatları daha da düşecektir. Stoklar birikmiş, talep yok, alıcı yok. Geçen gün, Türkiye’nin en büyük bankalarından birinde çalışan arkadaşımla konuşuyorduk. Son dört ayda, sadece bir tane konut kredisi verdiklerini söyledi. Fazla söze gerek yok.

Zor bir yıl bizi bekliyor. Kısa dönemli yatırım maceralarına atılıp, risk almayın. İyi kazanç fırsatları yine gelecektir.

Hepinize iyi yıllar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir