ABD kendi ayağına kurşun mu sıkıyor?

Hafta sonu yapılan toplantılardan istenilen sonuçlar çıkmadı. Açıkçası çıkmasını da beklemiyordum. Ülkeler arasında mevcut şartlarda bir anlaşma olması zor. ABD’nin Çin’e yaptığı ‘Yuan’ın değerini artır’ baskısı işe yaramıyor. Çin’in parasının değerini artırmayacağını son bir yıldır yazıyorum. ABD’nin son dönemde bu şekilde bastırması, uluslararası piyasalarda sert Dolar satışlarına yol açtı. Bir ülke, diğerlerini ‘Paranı revalüe et’ diye zorlarsa, baskı yapan ülkenin parası satılır.

Çin, Japonya, Kore, Tayland… Kura müdahale eden ülkeler. Japonya Yen’e, Kore Won’a, Çin Yuan’a müdahale ettiğinde, ABD tepki gösteriyor. Çünkü bu ülkeler, ABD karşısında ticaret fazlasına sahipler. Müdahale konusunda kendilerine göre haklı sebepleri olabilir. Japonya deflasyondan kaçmak istiyor, Çin olası bir politik sarsıntıdan korkuyor. Bu ülkelerin temel sorunu, kendilerini ABD talebine hapsetmiş olmaları.

ABD istediğini alamayınca farklı yollara başvuruyor. Temsilciler Meclisi’nden Çin’e yönelik kararlar çıkıyor (Senato’dan henüz geçmedi). Daha önemlisi, ABD tahvil alım programına başlama sinyali veriyor. Fed Başkanı Bernanke ve Başkan Yardımcısı Dudley, bu konu ile ilgili açıklamalar yapıyorlar.

Peki şu an ABD’nin tahvil alım programına başlamasına, ekonomik açıdan gerek var mı? Makro veriler beklentilerin altında gelse de, henüz ‘berbat’ kategorisinde değiller. Kaldı ki; ilk tahvil alım programının istenilen etkiyi yaratmadığı da çok açık. İkinci bir program da muhtemelen ekonomik anlamda ciddi bir etki yaratmaz. Öyleyse hesap başka. ABD, başta Çin olmak üzere diğer ülkelere: ‘Ya paralarınızın değerini artırın ya da piyasalarınızı paraya boğarım. Ekonomileriniz iyice ısınır. İşçi maliyetleriniz artar.’ diyor.

Farkı farketmeniz çok önemli. İlk para basma operasyonu öncesinde, ABD ekonomisi ve finans sistemi çökmüştü. O dönemde böyle bir programa ihtiyaç vardı. Bugün acilen ikinci bir programa ihtiyaç var mı?

İkinci bir programın fiyatlara girmesi, veya resmi olarak açıklanması tamamen ABD’nin lehine midir? Hangi açıdan baktığınıza bağlı. Bu strateji, emtia fiyatlarını yukarı itmeye başladı. ABD’de benzin fiyatı $3’a yaklaştı. Bu reel anlamda ciddi bir ücret azalması anlamına geliyor (maaşınız sabitken, zorunlu ihtiyacınızın fiyatı artıyor). Tarımsal ürünlerin fiyatlarında (mısır, buğday, soya fasulyesi) çok ciddi fiyat artışları görülüyor. Bakır fiyatı aldı başını gidiyor. 2008 senesinde de fiyatlar yüksek seviyelere ulaşmıştı. Anlatmaya çalıştığım; ABD’nin para politikası emtia kanadından kendisini vuruyor. Tüketici zaten kötü durumda. Bir de benzin ve gıda fiyatları kanadından darbe gelirse, işleri iyice zorlaşır. ABD’nin U-6 işsizlik rakamı %17.1. U-6’nın öneminden zaman zaman bahsediyorum. Tam zamanlı iş arayıp bulamayan, ve part-time çalışmak zorunda kalan; ayrıca şevki kırıldığı için iş aramayı bırakanları gösteriyor. Yani bir bakıma gerçek işsizlik oranı.

ABD, Dolar’ın değerini düşürmeye ve diğer ülkelere ders vermeye çalışırken, aslında kendi ayağına kurşun mu sıkıyor? Ciddi bir tartışma konusu. Ancak geçmişi incelerseniz (özellikle 1930’lar), ticaret açığı veren ülkelerin (bugün için ABD) bu tarz politikalardan pek fayda sağlamadıklarını görebilirsiniz.

ABD kendi ayağına kurşun mu sıkıyor?” üzerine 6 düşünce

  1. Hocam, ABD seçimlere kadar tahvil alacağım falan diyerek asya ülkelerine baskı yapması taktik olamaz mı? 2 Kasım seçimlerine kadar böylece piyasaları oyalayıp veya göstermelik ufak alımlar yapıp bu politikadan çark edemez mi?. Eğer bu alımlar işe yaramıyorsa bunu kendisi de biliyor olmalı. Bizim hükümet IMF ile anlaştık anlaşıyoruz deyip, hatta Başbakanın ağzından “akşama sabaha tamam” deyip çark etmedi mi? Saygılar.

  2. Usd nin durumu ne olabilir sizce bu vakitten sonra bu dusus alim icin bir firsat olabilir mi yoksa dusus devam eder mi? Saygilar bilgileriniz icin.

  3. Abd nin kasım likid paketinde bir “ali cengiz” oyununa gideceğini sanıyorum, zaten yeterince likid verdiler..Ayrıca abd de 129 banka ebediyete intikal etti, en şöhretlileri ise bilindiği üzere lehman dı..Yeni bir lehman onlara ne kazandırır(tabi daha ince bi hesapları yoksa) bilemiyorum.
    Fakat likid konusunda gevşemye bir pay veren tarafım olsada abd nin bunu az miktarda ve zamana yayarak yapacağıdır kanısındayım. Zaten diğer fed lerde de bir iç muhalefet(bu fedin bir taktiğide olabilir)oluştuğunu görüyoruz, hergün biri bir görüş sunuyor.
    Diğer taraftan kurdan etkilenen ülkelerin gevşek para politikasından zarar görerek ve aksion almaya başladığını da belirtirsek, bunun fed de de bir geri çekilme oluşturacağını umuyorum.

  4. “Çin´in makro verilerinin kötü gelmesi”
    “Çin´in para politikasını sıklaştırması”
    “Çin´in faiz arttırması”

    Yuan´ın değerlenmesi, Doların toparlanmasına niçin vesile oluyor?

  5. “Çin´in makro verilerinin kötü gelmesi”
    “Çin´in para politikasını sıklaştırması”
    “Çin´in faiz arttırması”
    Yuan´ın değerlenmesi, Doların toparlanmasına niçin vesile oluyor?

    Şangay borsası, diğer asya borsaları düşerken o çıkıyor. Ya da diğerleri çıkarken o düşüyor, çok bağımsız bir haraketi var sanki, sebebi nedir?
    Saygılar.

  6. Fed tahvil alım sinyalini verdikten sonra, alım yapmazsa piyasa satışa geçebilir. Cezayı keserler.

    Shanghai ile diğer Asya Endeksleri her gün beraber inip çıkacak diye bir mecburiyet yok. Çin’in para musluklarını kısması risk iştahını düşürür, düşüncesi ile USD yükseldi.Risk iştahı artınca EUR yükseliyor.

    Sıcak paranın gözü Çin ekonomisinde,gayrimenkul balonundan pay almak istiyorlar.Çin’in muslukları kapatması spekülatörleri ürkütebilir.

    Kaldı ki; traderlar günlük kar peşinde koşarlar.3-5 ay sonra ne olacağı pek umurlarında olmaz.Trader tepki olarak satışa geçiyor.
    Aslında mevduat karşılıklarının artırılması politika faizlerinin yükseltilmesi kadar etkili değil.

    EUR/USD için bugünkü kapanış önemli.Biraz yorulmuş gibi gözüküyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir