Altın’a 1,600 Dolar’dan girilir mi?

Bernanke’nin dünkü açıklamalarından sonra, üçüncü tahvil alım programının masada olduğu söylenebilir. Bernanke’nin, kaçınılmaz sonu biraz daha geciktirmesini bekliyordum. Olumsuz makro veriler (özellikle geçen haftaki istihdam verisi), bu sinyalin gelmesinde etkili oldu.

Fed’in bu işten vazgeçeceğini hiç düşünmedim. Göreceksiniz, yeni bir tahvil alım programı olmayacak diyen finansçıların aksine; Fed programı bitiyor diye üzülmeyin, yenisi gelir yorumunu yaptım.

Yeni bir program olasılığı niçin yüksek idi?

Fed tahvil alımı yapmazsa, ABD’de faizler yükselmeye başlar. Mortgage faizleri, batmaya çok yakın olan yerel yönetimlerin maliyetleri tavan yapar. Vergi gelirleri azalır. Bütçe açığı büyür. Açığın finansmanı için, parasal genişlemeye ihtiyaç olur.

ABD, 2 Ağustos tarihine kadar borç tavanını 2 trilyon Dolar daha yükseltebilir. Fed bu durumda devreye girerek, devlet borcunun bir kısmını almaya başlar. Bunu yapmak için de para yaratmaya ihtiyacı var.

Mantığını anlarsanız, afaki yorum yapmazsınız. ABD çok para harcadığı için, borçlanmak zorunda kalıyor. İhtiyacı olan miktarın tamamını piyasadan bulamıyor. O zaman iki seçenek kalıyor. Ya harcamaları kısacak, ya da Fed devreye girecek ve kamu borcunu satın alacak. Harcamaları kısma konusunda, politikacılarda bir niyet olmadığı için, geriye tek opsiyon kalıyor.

Bernanke’nin açıklamaları altın ve gümüşü pozitif etkiledi. Temmuz-ağustos döneminde, değerli metal fiyatlarının genel olarak yatay bir seyir izlediğini söyledim. Metaller ile ilgili pozitif görüşlerimde hiçbir zaman değişiklik olmadı. Bernanke’nin biraz daha bekleyebileceğini düşünüyordum. Ağustos olabilirdi. Erken hamle yaptı. Tabii bu sinyal, altın ve gümüşü çoşturdu.

Altın 1,600 Dolar seviyesine geldi, artık buradan da girilmez denilebilir. Açıkçası; 400 Dolar seviyesinden beri bu soru bana soruluyor. Her dönemsel zirvede sorulan bu soruya hep aynı yanıtı verdim. Portföyde %15-%20 oranında değerli metal bulunmalı. Aslında küresel piyasalarda yaşananlara bakarak, bu yanıtı siz de verebilirsiniz. 2000’li yıllarda küresel ekonomiler patlama yaşadılar. Özellikle rezerv biriktirme kapasitesi yüksek olan merkez bankaları (gelişmekte olan ülkelerin) altın alımına yöneldiler. 11 sene önce yılda toplam 500 ton altın satan merkez bankaları, bu dönemde yılda 500 ton altın almaya başladı. Dünyadaki altın madenlerinin yıllık toplam arzı 2500 ton. Merkez bankaları beşte birini önceden alıyor. Ardından diğer kurumların, fonların ve bireysel yatırımcıların talebi geliyor. Hindistan ve Çin gibi dünyanın en büyük iki altın tüketicisi var. 2008’de kriz patlak veriyor. Merkez bankaları alımlarını artırıyor. Diğer tüketicilerin de talebi artıyor. Yıllık arzda değişiklik yok. Altın yükselmeye devam ediyor.

Ben altın fiyatını fazla önemsemem. İşim gereği takip ediyorum. Altın’ın değeri benim için daha önemli. Son 10-12 senede altın fiyatı yükselirken, Dolar değer kaybetti. Dolar’ın satın alma gücü azaldı. Altın’ın değeri hala yüksek mi? Bu yatırımcının beklentileri ile alakalı. Altın yatırımcı için ne ifade ediyor?

Bir portföyün tamamı veya çoğunluğu altın’dan oluşmamalı. Çünkü altın’ın faiz getirisi yok. Ancak; altın uzun dönemde satın alma gücü sağlar. Kağıt para gibi değildir.

Fed bir parasal genişleme programına başlar, Dolar’ın değeri düşer. Kağıt paranın değerini etkileyen bir kurum vardır. Oysa altın’ı mütemadiyen kontrol eden bir merkez bankası, kurum olamaz. Arz-talep dengesi önemlidir.

2008’de Bear Stearns, Wachovia, Lehman Brothers batarken, bu şirketlere para yatıranlar kaybettiler. 2010-2011 döneminde Portekiz, İrlanda, Yunanistan’a yatırım yapanlar kaybettiler. Portföylerinde değerli metal bulunduranlar kazandılar.

Dünyada bu tip risklerin bittiğine inanıyorsanız; karşı taraf riski, ülke riski kalmadığını düşünüyorsanız;  1,600 Dolar’lık altın fiyatı yüksektir. Ben bu risklerin bittiğini düşünmüyorum. Her portföyde altın’ın yer alması gerektiğini söylüyorum.

Sadece altın’ın değerine bakın. Fiyatına değil. Sizi; ülke riskinden, kurum riskinden, karşı taraf riskinden koruyor mu? Bir para birimi olarak alım gücünü muhafaza ediyor mu?

Olay bundan ibarettir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir