Banka rallisi

Euro bölgesi çok kan kaybetti. Kanayan yarayı sadece AMB durdurabilir. Son iki yıldır yazılarımda bunu vurguluyorum.

AMB müdahale edecek. Ama nasıl? Piyasa memnun olacak mı? Bu nokta önemli. Piyasa, Avrupa bankacılık sektöründeki devasa sermaye açığını önemsemiyor. Sadece para basılmasını, risk iştahının yükselmesini istiyor.

Merkez bankası ne yapabilir? Bu hafta DÜNYA’daki yazımda, AMB’nin sorunlu ülkelerin faizlerine tavan koyma durumunu yorumlamıştım (Fırtına öncesi sessizlik). İyi bir seçenek olmakla beraber, gerçekleşme olasılığı düşük.

AMB politize oldu. Bu konuyu geçen haftaki köşe yazımda vurgulamıştım(Politize olmak). AMB, Troyka’ya yardım için başvuran ülkeleri, tahvil alımı yaparak ödüllendirecek. Bütçe hedeflerini tutturursanız, ben de sizi desteklerim diyecek. Politikanın etki yapması için, AMB bu alımları ”sınırsız” olarak nitelendirebilir.

Mesela İrlanda son dört yılda büyük aşama kaydetti. Erken başlamanın verdiği avantajı iyi kullandı. Bu ülke ödüllendirilebilir. Sırada İspanya ve İtalya var. Bu ülkeler henüz resmi başvuru yapmadı.

AMB, bankalara muhtemelen ucu açık bir alım garantisi verecek. Sorunlu ülkelerin tahviilerini yüksek fiyattan alacak. Bu tam anlamıyla bir kurtarma planı olur.

Aslında Fed’in ilk tahvil alım programına benziyor. Fed, sorunlu mortgage kağıtlarını yüksek fiyattan almıştı. Çok eleştirilmişti. Batık bankalar kurtarılıyor algısı ile, AMB’nin kurtarma planına da haklı eleştiriler gelecek.

Değerleme açısından bakarsak; bu politika uygulanırsa, Avrupa bankalarının bilançoları rahatlar. Amerikan bankaları Fed’in hamlesiyle hayata dönmüştü. Sonraki dönemlerde yüksek karlar açıklamıştı.

Euro bölgesindeki bankaların değerleri yerlerde sürünüyor. Kurtarma planının bu şekilde açıklanması hisseleri uçurabilir.

Özetlersek; bu kurtarma planı etik anlamda büyük sıkıntı yaratabilir. Diğer yandan; piyasa etik olmayan her şeyden hoşlanır.

AMB’nin bilançosu, beş para etmez tahvillerle ne hale gelir? Bu da başka bir yazının konusu olur.