Başbakan’a Kızmanın Lüzumu Yok

2008’in büyüme rakamlarını görmüşsünüzdür. Rakamlarla ilgili aynı tipteki yorumları izlemiş, ya da okumuşsunuzdur.

Başbakan’ın ekonomi eğitimi yoktur(lisans, yüksek lisans, doktora). Nominal fiyatlarla ve sabit fiyatlarla büyüme rakamı, kapasite kullanım oranı ve diğer teknik konuları bilmek zorunda değildir. Bunlar hakkında kendisine bilgi veren bakanlar, ekonomi kurmayları, danışmanlar vardır. Bu kişilerin tamamı sınıfta kalmışlardır. Ekonomi’nin haline bakar mısınız? 2001 krizinden daha kötü verilere sahibiz.

Başta ekonomi ile ilgili bakanlar olmak üzere(kaç taneydi unuttum??), ekonomi kurmaylarının istifa etmesi ya da değiştirilmesi gerekmektedir. Gelinen nokta tek kelime ile ‘fiyasko’dur. Böyle bir öngörüsüzlük, basiretsizlik ancak bir ‘muz cumhuriyeti’nde olabilirdi. Çok merak ediyorum, başbakan’a nasıl raporlar sunuldu acaba? Gerçi başından beri, ekonomi bürokratlarının krize genel yaklaşımını tahmin ediyorum. ‘Aman Başbakan’ı kızdırmayalım, durumu olduğundan farklı aktaralım, nasıl olsa kriz biter’ yaklaşımı, önlem almayı geciktirdi, ekonomi’yi bu hale getirdi.

Büyüme rakamları ile ilgili analiz yapmıyorum. Onlarcasını gazetelerde, TV’de görmüşsünüzdür. Daha kötü günlere hazırlıklı olmalısınız.

Başbakan’a Kızmanın Lüzumu Yok” üzerine 2 düşünce

  1. Hocam merhabalar,
    Kriz ekonomi kurmayları tarafından bilindiği halde (bilinmemesine ihtimal bile vermek istemiyorum) seçimlere kadar önlemciklerin ertelenmesi siyasi bir manevra olabilir mi? Büyüme rakamının açıklanması bile seçimlerden sonraki haftaya denk geldi. Bu açıdan acaba kimsenin sözünü dinlemediği söylenen Başbakan, sırf krize son dakikaya kadar müdahele etmeyerek ve önden önlem alma yoluna gitmeyerek krizi halkın bir kesiminden gizlemeye çalışarak oy hesabı yapmış olabilir mi? Çünkü krize Türkiye açısından bakacak olursak önümüzde daha da kötü günler var. Hem işsizlik hem büyüme rakamları açısından.

  2. Eylül-Ekim döneminde(finansal krizin sertleştiği aylarda),ekonomi bürokratlarının olayı pek idrak edebildiklerini zannetmiyorum(öngörüsüzlük).Sonrasında ise vurdumduymazlık ve basiretsizlik başlamıştır(bize bir şey olmaz havası).Tarih konusunda ise,büyüme rakamlarının önceki aylarda hangi günlerde açıklandığına bakmak lazım. TÜİK’in verileri açıkladığı günler genelde fikstir(yeni ayın ilk cuması gibi). Bir ülkenin Başbakanı’nın, ‘oy’ uğruna, önlem almayıp krizi gizlemek isteyebileceğini düşünmüyorum. Krizin şiddetini anladıklarında ise,önlemler için geç kalınmıştı. Sonuç olarak, son 6 ayı çöpe atmış olduk.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir