Bıçak Kemiğe Dayandığında, Merkez Bankasına Güvenilmez

Birçok ekonomist-yorumcu, altın fiyatındaki artışın enflasyon beklentilerinin artmasından kaynaklandığını düşünüyor. Olabilir. Ancak enflasyon beklentisi gerçekten artıyorsa, bunu ilk olarak uzun dönemli faizlerde görmemiz gerekirdi (ABD 10 yıllık faiz). Faizler artmıyor, aksine gevşiyor.

Bugün için dünyada deflasyon dalgası var (fiyatların düşmesi). Bunu engellemeye çalışan merkez bankaları, para musluklarını açtılar. Direkt para basıyorlar. Para basarsanız, kağıt paranın değerini düşürürsünüz. Kağıt para arzını artırmanın maliyeti düşük olduğu için, kağıt paranın değerini kaybetme eğilimi yüksektir.

Merkez Bankalarının, genel olarak, kağıt paranın değerini korumadaki geçmiş performansları zayıftır. Örneğin; 1971’de ‘altın standardı’ kaldırıldığından beri, USD altın karşısında $36’dan $1054’a düştü. Çin’in para birimi renminbi, 1980’lerde USD’a karşı 2’nin altında sabitlenmişti. Bugün 6.8 civarı. İnsanlık tarihinde, kağıt paranın bu şekilde değerinin düşürülmesi görülmemiştir.

Merkez Bankalarının bağımsızlığını geçiniz. Merkez Bankaları iktidarlara bağlıdır. İktidarlar, kısa dönem sıkıntıları çözmek için paraya ihtiyaç duyar. Tabii bu ihtiyacın karşılanması, kağıt para sahiplerinin aleyhine olur. Müşterilerini zarara sokmaya meyilli tek kurum, merkez bankasıdır. Dikkat ederseniz, merkez bankası başkanları, guvernörleri; akademisyen görünümlü, sakallı, yaşlı, insanlara güven veren tiplerdir. Bu aslında bir prototiptir. İnsanları, değerini kaybeden bir varlığı tutmaya nasıl ikna edebilirsiniz?

Merkez bankacılar kötü insanlardır, demiyorum. Fakat unutulmasın ki; ‘özerk merkez bankası’ fikrini savunsalar da, merkez bankaları iktidarlara bağlıdır. Siyasi efendilerini memnun etmek zorundadırlar. Bıçak kemiğe dayandığında, merkez bankası yapması gerekeni yapar. Kağıt paranın değerini düşürür.

Bugün yaşanan da budur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir