Bir Sonraki Balon Nerede Patlayacak?

‘Krizin dip noktası’ tartışmaları yapıla dursun, aslında patlama olasılığı yüksek çok piyasa var. Balon yakalanırsa, yatırımcı açısından iyidir. Örneğin, 2008 yılındaki, petrol veya altın balonlarından birini yakalasaydınız, iyi getiri sağlardınız.

İlk patlayan balon ve krizin başlangıç noktası, düşük kaliteli tut-sat piyasasıydı(subprime mortgage market). Kriz daha sonra hızla yayıldı, dokunmadık köşe bırakmadı. Bir sonraki patlamanın nerede olabileceğine dair çeşitli tahminler yapılıyor.

İlk balonu ABD Hazine kağıtlarında görüyorum. Kısa dönem faizler sıfır olduğu için, dünyanın en güvenli kağıtlarına olan talep inanılmaz boyutlara ulaştı. ABD’nin, açıkları için dış finansmana ihtiyaç duyduğu malum. Finansör ülkelerin talebi düşerse, bu balon patlar. Satış gelir. Çin’in 2008 verilerini inceledim. ABD kağıtlarına olan talep müthiş, ama Ocak 2009 döneminde ‘hafif’ azalma var. Bu, yeni bir ‘trend’ için sinyal midir, göreceğiz. Bu konuda yazmaya devam edeceğim.

Patlama olasılığı olan ikinci piyasa, ABD ‘ticari emlak’ piyasasıdır(alışveriş merkezleri). 600 milyar dolarlık borç, önümüzdeki dönemde finanse edilmek zorundadır. Sürecek ‘ağır’ şartlar altında, çoğunluğun finanse edilmesi mümkün görünmüyor.

Üçüncü piyasa, öğrenci kredileridir. ABD’de her 10 üniversite öğrencisinden 7’si, 19-20 bin dolar borçla mezun oluyor. Bu borçları alıp, senet haline getirip, satan bankaların, iş bulamayan öğrenciden parayı tahsil etmesi güçtür.

Dördüncü balon piyasa, kredi kartı piyasasıdır. Büyüklüğü, 900 milyarın üstündedir. İşini kaybetmiş insan, kredi kartı borcunu ödemekte güçlük çekecektir. Bu borçlar da, senet haline getirilip bankalar tarafından satılmış. Patlama olasılığı yüksektir.

Beşinci balon piyasa, otomobil kredileridir. Bu piyasada da, geri ödememe oranının hızla yükselmesini bekliyorum.

ABD dışında patlayabilecek ilk balon, Doğu Avrupa’dır. Avrupa bankalarının, Doğu Avrupa’daki riskleri ortadadır. Bu konuyu son 4 aydır yazıyorum. Tabi bunların dışında oluşan pek çok balon olabilir.

‘Düşecek bir sonraki ayakkabı’ deyimi, İngilizce’de ‘kesin olarak gerçekleşecek olay’ anlamında kullanılıyor. Piyasalar gergin bir şekilde düşecek ayakkabıları bekliyor, ama ayakkabılar sanki Imelda Marcos’un 2700 ayakkabılık koleksiyonundan düşüyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir