Borsa/Altın Rasyosu Önemli Sinyaller Veriyor

Geçen hafta yazdığım altın/petrol rasyosu dışında, sürekli olarak takip ettiğim göstergelerden birisi de borsa/altın rasyosudur. Bu rasyo, son günlerde önemli sinyaller veriyor.

Bu rasyoyu, kurumların piyasa değerlerine karşı reel varlık değerlerine ışık tuttuğu için kullanıyorum. Enflasyonist zamanlarda değerini koruduğu için, reel varlıkları ‘altın’ temsil ediyor. Deflasyonist zamanlarda ise(bu dönemde olduğu gibi), global büyüme ve talep manzarası yine ‘altın’ı destekliyor. Merkez bankaları, piyasaları ‘dolar’a boğduğu için, fazla miktardaki dolar az sayıdaki altın’ı takip ediyor. Parasal varlıklar, piyasadaki altın toplamı ile kıyaslandığında şaşırtıcı bir manzara çıkıyor. Piyasadaki altın, bono ve hisse senedinin toplamının %6’sına denk geliyor.

‘Borsa’ değeri için, dünyanın en çok takip edilen borsa endeksleri olan Dow Jones ya da S&P 500’ü kullanıyorum. Bu rasyo 1999’da zirve yaptıktan sonra %85 civarı değer yitirdi. Altın o dönemde 20 yılın en düşük, borsa endeksleri ise internet balonunun etkisi ile en yüksek seviyedeydi. 1920’lerden beri rasyo üç kez zirve yapmış(1929,1965,1999). Bu zirvelerden sonra, borsa endeksleri düşerken altın fiyatı yükselmiş. Her zirveden sonra, bir önceki ‘dip’ noktası muhakkak test edilmiş. İçinde bulunduğumuz krizin temel yapısı, bu dip noktasının bir kez daha denenme olasılığını arttırıyor. Mart 1980’deki ‘dip noktası’nda, Dow endeksi/Altın oranı 1.33, S&P 500 endeksi/Altın ise 0.18 imiş. Bugünkü seviyeler, Dow/Altın 7.8; S&P/Altın 0.81. Fark %75-80% civarı, yani rasyo’da bu kadar daha düşüş yaşanabilir. Daha ihtiyatlı yaklaşıp rasyo’da %50 civarı düşüş beklesek bile, altın fiyatı 1,250-1,300’e gidebilir. Dow ve S&P 500 için çok daha aşağılar test edilecek gibi görünüyor.

Rasyoyu iyi analiz etmek gerekir. 1980’deki dip noktasının test edilme olasılığını, sadece hisse senetlerinin(şirketlerin) zayıflaması olarak düşünmeyiniz. Güvenli liman olması ve para birimlerine karşı alternatif olarak görülmesi, altın fiyatını destekliyor. Faizler bu dönemde sıfıra yakın ama altın gücünü koruyor. 2005-2007 döneminde faiz arttırımlarının hız kazanması bile ‘altın’a bir tehdit oluşturamamıştı. Aksine, faizlerin yükselmesine global ekonomi büyüyerek eşlik etmiş, emtialara ve değerli metale(altın) olan talep yükselmişti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir