Bu Çöplüklerden Daha Fazla Satın

Obama önceki günkü popülist konuşmasında; ‘Wall Street’e yönelik regülasyonları artıracağız’ dedi. Lehman Brothers batalı tam 1 sene olmuş. Finans sisteminin regüle edilmesini bırakın, Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi bankalar iyice zıvanadan çıkmış, diledikleri gibi at koşturuyorlar (örneğin high frequency trading). Aralık ayının sonuna doğru, elime geçtiği anda, bu bankaların dağıtacakları rekor seviyelerdeki bonusları sizlerle paylaşacağım.

Bugünkü durumla, Japonya’nın geçmişte yaşadığı (ve kısmen devam etmekte olan) sorunlar arasında büyük benzerlikler görüyorum. Japon hükümeti, 1989 ve 1992 balonları patladıktan sonra, sermayesi kalmamış ve büyük zararlar yazan ‘finans sektörü’ne ve ‘şirketler kesimi’ne, bugün uygulanan metodlar ile yardım etti. Faizler sıfıra yakın seviyelere indirildi. Harcamalar artırıldı. Japon hükümeti, aynen bugün ABD’de olduğu gibi, yaşanması gereken iflasların gerçekleşmesine izin vermedi. İflaslara nasıl izin vermedi? Regülasyonları iyice gevşetti. Bankaların sahip oldukları varlık fiyatlarının, piyasa fiyatlarına göre belirlenmesine müsaade etmedi (mark-to-market accounting). Bilançolarınızdaki fiyatlamaları kafanıza göre yapabilirsiniz, dedi.

Bugün ABD’de de, ‘mark-to-market accounting’ kuralının iyice gevşetildiğini görüyoruz. Bir sene önceye göre, değişen hiçbir şey yok. Sorunlu senetler ve krediler; Citi, Bank of America, Wells Fargo gibi devasa bankaların bilançolarında yatıyor. Bunların tahmini değerini kimse bilmiyor. Banka ne söylüyorsa, değeri o.

Büyük bir balon patlamış, ancak yapısal dengesizliklerin teşvik paketleri ve likidite ile aşılabileceği düşünülüyor. Birçok ekonomist-yorumcu, Keynesyen politikaları kutsuyor. Hepimiz Keynesciyiz sözü, dillere pelesenk olmuş. Bir finans balonun yarattığı zararları küçümseyerek yeni bir büyüme trendine girdiğimizi düşünen; Keynesyen teşviklerin büyüsüne inanan herkesin Japonya’yı incelemesini öneririm. Yapısal reformlar, sıkı regülasyonlar gerçekleştirilmeden sağlanan teşviklerin, faiz indirimlerinin ‘kalıcı’ bir faydası olmuş mu?

Keynesyen politikalar, yapısal dengesizlikleri göz ardı eder. Sadece toplam talep üzerine yoğunlaşır. Normal dönemlerde bu politikalar işler. Ama resesyon, patlayan devasa bir balondan çıkmışsa, Keynesyen düşünce işlemez.

Bence halledilmesi gereken ilk yapısal sorun, yatırım bankası ile ticari banka farkının belirginleştirilmesi hususudur. Goldman Sachs, Morgan Stanley (Lehman Brothers, Bear Stearns dahil) gibi yatırım bankaları piyasalarda ‘manipülasyon’ yapıyorlardı. Goldman Sachs ve Morgan Stanley yapmaya devam ediyor. Ayrıca Fed’den, ticari bankaların imkanlarına sahip olarak, para alabiliyorlar.

Devam ettirilmeye çalışılan kokuşmuş sistemden bir örnek vermek istiyorum. Bu dava hala devam ediyor. UBS adlı yatırım bankası bakın 2007 Ekim’de ne yapmış. Bir hedge fona CDO (Collateralized Debt Obligations) satıyor. Enstrümana takılmayın, komplikedir. Moody’s adlı kredi derecelendirme kurumundan, bu enstrümanın kredi notununu düşürüleceği bilgisini alıyor. Yıl sonu yaklaşıyor, bonuslar açıklanacak, hepsinin gözü dönmüş. Traderların birbirlerine gönderdikleri e-maillerden biri: ‘bu çöplüklerden (notu düşürülecek senetlerden) daha fazla satın’. Hedge fona ve diğer kurumsal yatırımcılara yalan söylenerek bunlardan bolca satılıyor; Moody’s notları düşürüyor; fiyatlar yerle bir oluyor, milyarlarca dolarlık senet alan hedge fonlar ve diğer kurumsal yatırımcılar batıyor. Moody’s bilgi sızdırıyor, suçlu. UBS içeriden bilgi alarak (insider trading) kendi müşterisini batırıyor, suçlu.

Bir yıl geçmesine rağmen bu sisteme hiçbir regülasyon getirilmedi. Bu yapısal dengesizlikleri çözmedikten sonra, ekonomilerin kalıcı olarak toparlanması zor.

Bu Çöplüklerden Daha Fazla Satın” üzerine bir düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir