Çin Balonu

Yatırımcılar, bir sonraki yükselişin Çin’den geleceğini biliyorlar. ABD’deki bilançoların toparlanması, yıllar alacaktır. Avrupa ve Japonya ise, yaşlanan nüfus dolayısıyla zaten zayıf durumdalar.

Son iki ayda Çin’in piyasaya para yağdırması, bazı yorumcuları umutlandırdı. Çin borsası, kasım’dan bu yana, diğer borsalara göre %40 değer kazandı. Piyasaya verilen para ve borsa’nın yükselişi, yatırımcıların iştahını kabarttı.

Çin’in durumunun, zannedildiği kadar parlak olmadığını düşünüyorum. Çin borsasında yıllardan beri spekülasyon vardır. Alt gelir grubuna sahip insanlar bile, borsa’da ‘kar’ peşindedir. Bunun için borsa endeksinin yükselmesi çok önemli değildir.

Dünya, Çin’den gelecek talebe bel bağlamış durumda olsa da, sektörlere aktarılan paraların, yakın zaman içinde talebe dönüşeceğini düşünmüyorum. Birçok sektörde kapasite fazlası vardır(özellikle sermaye yoğun sektörler). Gayrimenkul sektörü, uzun zamandır krizdedir. Bu sektörde, öyle bir stok vardır ki, sermaye başına düşen mülk, modern tarihin en yüksek rakamı olabilir. Emlak sektörü, devletin verdiği parayı istese de kullanamaz. Kullanırsa kendilerine daha derin bir çukur kazmış olur. Sadece stokların temizlenmesi 2-3 sene alabilir.

Ciddi sorunları olan bir ekonomide, borsa balonu yaratmak kolay değildir. Ben, ‘modern tarih’te böyle bir örnek hatırlamıyorum. Bunun nedeni, spekülatörlerin sıkıntılı bir ekonomide, daha hızlı kar realizasyonu yapmalarıdır. Bu kar realizasyonunu(karı görmek), büyüyen bir ekonomide hızlı yapmazlar.

Çin’in sorunu zayıf hanehalkı talebidir. Bunun nedenleri; düşük gelir ve düşük varlıktır. İhracat, son 10 yılda Çin’in lokomotifi oldu. Şimdi amaç, yapısal reformlar ile hanehalkının talebini artırmak olmalıdır. Hanehalkı talebi, ihracatın yerini alırsa, yatırımlar karlı hale gelebilir.(İhracata Dayalı Büyüme Modeli Arızalı)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir