Çin Resesyonu?

Yılda 25 milyon kişi iş gücü piyasanıza giriyorsa, bu insanları doyurmak için yüksek büyüme rakamlarına ihtiyaç duyarsınız. Çin için, yıllık %12 gibi büyüme rakamlarından %6’lara düşmek, resesyon etkisi demektir. Bu büyüme rakamlarıyla o kadar kişiye iş yaratamazsınız.

Çin’in teşvik paketi 600 milyar dolar. Ekonomi’ye etkisini, muhtemelen 2009’un ikinci yarısında görürler. ‘Niçin bu kadar hızlı’ diye sorarsanız, açıklanan paket, önceden açıklanan paketlerin genişletilmiş haliydi. 2008’de yatırımlara başlamışlardı. Peki ‘Çin krizden etkilenmez’ diye düşünülürken, ne oldu da bu sarmalın içine girdi? Üç nedeni var. Birincisi; küresel talebin düşmesi Çin’in ihracatını çok olumsuz etkiliyor. İkincisi; Çin borsasının çöküşü, lüks tüketimi baskı altında tutuyor(özellikle otomobil). Lüks malların fiyatları Çin’de inanılmaz seviyelere yükselmişti. Aynı balon, ‘1998 Asya Krizi’nde de görülmüştü. Sonuncu neden ise; kriz öncesi yaşanan gayrimenkul balonu, bu sektörde stok fazlası yarattı, bu ise yeni emlak yatırımlarının önünü kesiyor.

Çin ekonomisindeki temel dengesizlik, ‘aşırı yatırım’ ve ‘yetersiz tüketim’ olsa da, açıkladığı teşvik paketi yine makine ve teçhizat yatırımlarına yöneliktir. Çin bono çıkaracak, parayı makine yatırımlarına aktaracak. Bu şekilde bir sistemi vardır. ABD ise tam tersine, aşırı tüketim onu bu hale getirmiş olsa da, yine tüketim odaklı bir paket açıklıyor. Onun da sistemi bu şekildedir. Ayrıca ABD’deki gelir vergisi sistemi, Çin’de yok. Yani Çin ekonomisi, vergi teşviklerinden de pek bir fayda sağlayamaz.

Çin’in yavaşlaması, hiçbir ülkenin işine gelmez. Başta enerji ve ham madde şirketleri olmak üzere, hemen her sektör darbe alır. Umut edelim de, finans sektörü, reel sektör derken bir de Çin fırtınası çıkmasın. Yaratacağı olumsuzlukları hayal bile edemiyorum.

‘Dünya’nın yeni büyüme motoru ne olabilir’ sorusuna cevabım ise; ABD’nin üretimini, Çin’in tüketimini arttırmasıdır. Ancak bu hedefler için köklü yapısal değişikliklere ihtiyaç vardır. Bunların gerçekleşmesi zaman alır. ‘Kurumsal tembelliği’ ve alışkanlıkları kırmak kolay değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir