Çin’i İzlemeye Devam Mı? Dünkü Açıklamalar Önemli

Çin’in global ekonomi ve finansal piyasalar açısından öncü gösterge olduğunu kabul etmeyen yorumcuları anlamak mümkün değil. Geçenlerde katıldığım bir programda, diğer konuşmacı: ‘Çin’in öncü gösterge olduğunu söylüyorsunuz; ben öyle olduğunu düşünmüyorum; kanıt gösterebilir misiniz?’ sorusunu yöneltti. Cevabını verdim. Bu yazıda ne kadar haklı olduğumu size de göstermek istiyorum. Çin, dünya piyasaları için öncü gösterge olduğunu, bana göre kanıtlamıştır. Ancak önemli olan bundan sonrasıdır.

Shanghai borsası yükselişine Kasım 2008’de başlamıştı. Diğer ülkeler yükselişlerine Mart 2009’da başladı. Arada dört aylık fark var. Mart başından beri, Çin ile ‘yoğun ticaret’ ilişkisine sahip ülkelerin borsa endeksleri, müthiş yükselişler yaşadı: Avustralya borsası % 45, Tayvan borsası %45, Güney Kore %50, Peru % 80 (dünyanın en çok kazandıran borsası). Borsaları geçelim, döviz piyasalarına bakalım. Mart ayından beri, Avustralya doları (AUD) USD’a karşı % 30 (en iyi performans); Güney Kore wonu (KRW) USD’a karşı % 25 değer kazanmıştır. Çin ile yoğun ticaret ilişkisine sahip olmayan diğer ülkelerin borsa endeksleri ve para birimleri de, müthiş yükselişler görmüştür (Türkiye).

Gelelim asıl mevzuya. Temmuz sonunda, Çin yönetiminden bankalara ‘yılın geri kalanında kredileri kısın’ şeklinde bir talimat geldiği haberi medyaya yansıdı. Sermaye giriş-çıkışlarını inceliyordum. Gözüme çarptı. O haberler çıktığından beri, diğer ülkelere net sermaye girişi devam ettiği halde, Çin’e sadece iki gün ‘net sermaye girişi’ olmuş. Zaten Shanghai borsası da Temmuz sonuna göre %15 aşağıda.

Çin yönetiminden dün gelen açıklamalar çok dikkat çekici. Demir-çelik, çimento, kömür kimyasalları, silikon, rüzgar enerjisi v.b. sektörlerde aşırı kapasite oluştuğunu; bunun için kredi, lisans, teşvik gibi yardımların kısılacağını açıkladı. Bu önlemler, yatırımcıların beklentilerini olumsuz etkileyebilir.

Olumsuz beklentilerin artması durumunda, yukarıda yazdığım AUD, KRW, ve bu para birimleri ile yüksek korelasyona sahip CAD, NZD, TL, ZAR gibi para birimleri olumsuz etkilenebilir. Bu grubun içine, GBP, EUR gibi paralar da katılabilir (aslında GBP ve EUR’nun durumu birazda ‘rezerv çeşitlendirmesi’ ile alakalı, başka bir yazıda değinirim).

Yazın bitmesi ile birlikte, döviz piyasalarında hareketlilik başlayabilir. Çin’deki hareketler, yeni trendlerin belirleyicisi olabilir. Çin’i takibe devam.

Not: Pazar günü Japonya’da seçim var. Kimin başa geleceği çok önemli değil, ama uygulayacakları JPY politikası çok önemli. JPY’nin değeri TL’yi de yakından ilgilendiriyor. Yarın Japonya seçimleri ve JPY üzerine bir analiz yapacağım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir