Çin’in Emtia Talebi Bir İllüzyondur

Çin, uluslararası yatırımcıların gözdesidir. Çin’den gelen her iyi haber, krizden çıkış göstergesi olarak kabul edilmektedir. Çin’in durumunun zannedildiği kadar iyi olmadığını, hatta Çinli sanayicinin-yatırımcının uyanıklık yapmaya çalışırken kendi ayağına kurşun sıktığını düşünüyorum.

Çin, kriz önlemi olarak bankaların kredi vermesini kolaylaştırdı. Son altı ayda, dağıtılan banka kredileri inanılmaz rakamlara ulaştı. Alınan bu ucuz krediler yatırım için değil, spekülasyon amaçlı olarak emtia piyasalarında kullanılıyor.

2009 başında, petrolün altı ay vadeli fiyatı (6 month futures price), piyasa fiyatından (spot price) $22 daha yüksekti. Bu öyle bir fırsattı ki, arbitrajcılar çok akıllıca davranarak petrol kontratlarına saldırıp, kar yaptılar. Fark kapandı. Fark artık kapandığı için, artan ithalat talebini, spekülatif talep olarak yorumluyorum. Çünkü zayıf global ekonominin, yüksek emtia fiyatlarını desteklemesi mantık dışıdır.

Düşük faizler ve artan enflasyon beklentileri, parayı emtialara yöneltmektedir. Çin’in emtia ithalatı artmasına rağmen, yatırımlarında belirgin bir kıpırdanma görülmemektedir. Çin’in son altı aydır, sanki bitiyormuşcasına ithal ettiği, demir cevheri, bakır, petrol nerede? Yayımlanan verileri incelediğimde, bu emtialarla ilgili yatırım kalemlerinde herhangi bir artış göremiyorum. Gerçek yatırımlarda kıpırdanma olmazken, emtia odaklı ETF’lerde (yatırım fonlarında), müthiş bir işlem hacmi oluştu. ETF’ler finansal yatırım araçlarıdır. Vade gününde fiziksel bir teslimat olmaz. Genelde spekülasyon amaçlı olarak kullanılır. Bu veriler de fikirlerimi destekler niteliktedir.

Çin, doğal kaynaklar açısından zayıf bir ülkedir. Emtia ithalatı sürekli olarak artmak zorundadır. Çin hükümeti ucuz kredi kanallarını açarak, finansal spekülasyona yol açmıştır. Sanayici yatırım yapmayı bırakmış, emtia piyasalarında spekülasyon yaparak fiyatları yukarı çekmektedir. Fiyatlar yukarı gittikçe, Çin’in maliyetleri artmaktadır. İhracat gelirlerinin yakın gelecekte eskisi gibi olamayacağını düşünürsek, emtia maliyetleri artmaya devam ettiği sürece, Çin’den bir mucize beklemek yanlış olabilir.

Spekülatif yatırım tamamen mantıksız bir strateji değildir. İhracat müşterisinin olmadığı bir ortamda, kapasiteyi boşu boşuna artırmaktan daha iyidir. Ancak son 5 aydır yaşanan emtia fiyat artışlarını da, ekonomik problemlerin çözümü olarak görmek aşırı iyimserliktir. Çünkü Çin’in ithalat artışı bir illüzyondur. Çin’in durumuna inanan piyasalar, pembe hayaller kurarak her şeyin yoluna gireceğini düşünmektedir.

Çin’in ekonomiyi desteklemesi için başlattığı ucuz kredi stratejisinin, faydadan çok zararı olabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir