Çin’in Gelgitleri, Fiyatlar Üzerinde Belirleyici Olacaktır

ABD-İngiltere; AB-Japonya gruplarını, ve bu grupların olası çıkış stratejilerini değerlendirdikten sonra, Çin ve gelişmekte olan diğer ülkeleri analiz edelim.

Yorumlarımdaki ana fikir; merkez bankalarının yumuşak bir stagflasyon peşinde olduklarıdır. Bu da; %2 civarı bir global büyüme, % 4 civarı bir global enflasyon olabilir. Tabii bunu elde etmek kolay bir iş değil. Merkez bankaları beklentileri iyi yönetemezlerse; global ekonomi sert bir deflasyon, ya da aşırı bir enflasyon dönemine girebilir.

Çin hükümeti, kriz önlemi olarak çok büyük bir teşvik paketi açıkladı. Borsa müthiş şekilde yükseldi. Ekonomik verilerde, teşvik kaynaklı bir iyileşme görüldü. Zaman zaman yazılarımda da belirttiğim gibi, Çin’in açıkladığı ekonomik veriler kafa karıştırıcı olabiliyor. Verilerde oynama yapılması olasılığı vardır. Sonuç olarak komünist bir rejim var. Özel sektörden, medyadan hiç kimse çıkıp hükümeti sorgulayamaz. Eleştiremez. Biz de, mecburen açıklanan verilere göre yorum yapıyoruz.

Sağlam bir bankacılık sistemine sahip Çin, Hindistan, Kore gibi ülkeler, ihracat düşüşlerinden büyük kayıplar yaşadılar. Bunun neticesinde açıkladıkları teşvikler, gayrimenkul balonları oluşturdu. Bu balonlar, ekonomik büyüme rakamları düştüğü halde oluştu. Gayrimenkul balonları ile düşük ekonomik büyüme rakamları arasındaki çelişki, bu ülkelerin para politikalarında gelgitlere yol açabilir (özellikle Çin). Politika zikzaklarını, kısa dönemde ABD-İngiltere; AB-Japonya bloklarında göremeyiz. Örneğin; Fed’in likiditeyi bir artırdığını, bir geri çektiğini düşünebiliyor musunuz? Ne piyasa kalır, ne de kredibilite.

Çin, gelişmekte olan ülkeler grubunun üçte birini kapsıyor. 2009’da uyguladığı gevşek para politikası, emtia fiyatları üzerinde çok etkili oldu. Bundan finans piyasaları çok etkilendi. Özel sektöre neredeyse bedava verilen krediler, sermaye oluşumuna, yatırıma değil, borsa ve gayrimenkul spekülasyonuna gitti. Devlet eliyle yapılan yatırımlar bile kar amaçlı değil, politika amaçlı yapıldı. Siz; ‘Çin eski gücüne kavuşuyor’ gibi safsatalara takılmayın. Çin’in reel ekonomisi, göreceli olarak zayıftır.

Çin’den niçin politika gelgitleri bekliyorum? Çin yönetimi, oluşan varlık balonlarını hafifletmeye çalışırsa, ekonomi daha da kötüleşebilir. Balonları hafifletmezse, daha sonra bir çöküş yaşayabilir. Hangi taraf ağır basarsa, para politikası buna göre değişecektir. Bugünlerde izlenen politika, 2009 başından beri verilen kredilerin kesilmesi gibi görünüyor. Eğer ekonomi 3. çeyrek ve 4. çeyrekte zayıflık gösterirse, muhtemelen kredi muslukları tekrar açılacaktır. Politika tekrar değişecektir. Bu belirsizlik, mevduat faiz oranları belli bir seviyeye geldiğinde son bulur diye düşünüyorum.

Çin’in para birimi dolara sabitlenmiş durumdadır. Dolar ve ABD enflasyonundaki değişimler, Çin’de benzer şekilde yaşanacaktır. Yuan USD’a sabitlendiğinden dolayı; finans sektöründeki fazla likidite ortadan kalktığında, Çin para politikasının esnekliğinin ve manevra alanının azalacağını düşünüyorum. Ancak henüz zaman var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir