Ebedi Mutluluk

Dünya borsalarında yaşanan yükseliş, 1930’lardan beri görülen en spekülatif yükseliştir. Hata yapmayalım; ekonomik veriler 8-9 ay öncesine göre daha iyi gelmektedir, ancak birçok ekonomik gösterge hala resesyon bandının içindedir. Piyasalar için ilginç bir karşılaştırma yapacağım.

Dünyanın en önemli borsa endeksi S&P 500, mart ayından beri 49% yükseldi. Beş ay gibi kısa bir sürede inanılmaz bir yükseliş. Piyasalar mart ayına kadar mahşer gününü fiyatlıyordu, olmadı. Şimdi de ebedi mutluluğu fiyatlıyor. Kuvvetle muhtemel bu da olmayacak. Fikirlerimi verilerle desteklemek istiyorum.

2001 resesyonunda böyle bir yükseliş rakamına ulaşmak, şubat 2004’ü bulmuştu. Diğer bir deyişle, dip noktasından tam 18 ay sonra, 49%’luk yükseliş rakamına ulaşılmıştı.

1982’de %49’luk yükseliş rakamına ulaşmak 7 ay almış. 5 ay ile 7 ay arasında ne fark var ki, diye sorabilirsiniz. Fakat 1982’de uzun dönemli bir boğa piyasası başlamıştı. V şeklinde yaşanan ekonomik toparlanmadan borsalar faydalanmıştı. Bu krizde V şeklinde toparlanma imkansız gibi görünüyor.

1950 yılındaki resesyonda, 49%’luk yükselme yine 18 ayı bulmuştu. Şimdi önceki resesyonları baz alarak, %49’luk borsa yükselişleri yaşandığında, genel olarak ekonomik verilerde ne gibi iyileşmeler olmuş, bunlara bakalım.

Önceki resesyonlarda: reel büyüme averaj olarak %4.5 artmış. Tarım dışı istihdam averaj olarak 800 bin artmış. İmalat sanayi endeksi averaj olarak 56.2 olmuş (50’nin üstü genişleme, 50’nin altı daralma). Şirket karlılıkları averaj olarak %13 artmış. Banka kredileri averaj olarak %5 artmış.

Bugünkü resesyonda, 5 ayda yaşanan %49’luk borsa yükselişinin ekonomik karşılığına bakalım. Reel büyüme dönemsel olarak en düşük seviyede. Tarım dışı istihdam dönemsel olarak en düşük seviyede. İmalat sanayi endeksi 48.9, yani hala daralma bandında. Şirket karlılıkları dönemsel olarak en düşük seviyede. Banka kredileri yıllık bazda 12% azalmış.

Piyasa, gelecek sene için %4’lük büyüme, ve şirketlerde %42’lik kar artışını fiyatlıyor. Hesaplamalarıma göre bugünkü hisse senedi fiyatlarının karşılığı bu.

Unutmadan belirteyim; borsada %49’luk bir ayı piyasası rallisi 1930 yılında yaşanmıştı. Daha sonra düşüş başlamış, 1932 yılına kadar borsa %80 civarı düşmüştü.

Hadi ‘işsizlik rakamı artarken de büyüme olabilir’ diye düşünüyorsunuz. Peki toplam krediler azalırken, tüketim-yatırım nasıl artacak, büyüme nasıl sağlanacak? Ben geçmişte banka kredilerinde artış olmadan yaşanan bir iyileşme görmedim. Eğer kredisiz ‘kalıcı büyüme’ elde edilirse, yepyeni bir ekonomik model olarak tarihe geçecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir