Fed Para Basmalı, Eşit Olarak Dağıtmalı

Amerika Merkez Bankası, dün faizleri sıfıra indirdiğini açıkladı. Fed, ‘hedef faiz’i değiştirdiğini açıklar, sonrası piyasalara kalmıştır. Bankalar, günlük faizlerini Fed’e bildirirler. Ortalama alınır. Bu ‘efektif faiz’dir. Efektif faiz, zaten uzun zamandır sıfır’a yakındı. Bunun için, dünkü karar, pratikte sıfır olan faizin, resmiyete dökülmesidir. Uygulanan faiz politikası, arzu edilen sonucu vermez.

Merkez bankalarının faiz ve likidite hamleleri, finansal sektördeki çökmeyi engellemek ve sağlıklı işletmelere ve tüketicilere kredi akışını yeniden sağlamak için tasarlanmıştır. Bankalar, sıfır’a yakın faize rağmen kredi kanallarını açmadıkları için, eleştiri bombardımanına tutuluyorlar. Bankaların da, işletmelerin de, tüketicilerin de davranışları makuldur. Normal şartlarda faiz indirimleri, bankaların kredi verme, tüketicilerin kredi alma isteklerini ‘teşvik’ etmek içindir. Şu ana kadar yapılan faiz indirimleri, borçluların faiz ödemelerini, yaşanacak iflasları azaltabilir ancak ekonomik aktiviteleri tekrar canlandırmaz. Varlık fiyatları’nda yaşanan düşüşlerin yarattığı etkiyi hafifletemez.

Kriz neticesinde, gayrimenkul ve hisse senedi piyasaları bugüne kadar, $40-50 trilyon civarı değer kaybetmiştir. Tüketicinin, yatırımcının aldıkları borçlar karşılığında, bankalara gösterdikleri teminatların değerleri azalmıştır. Bunun için bankalar, sermaye yapıları bozulan borçlulara kredi vermeyi kesmişlerdir. Borçlu açısından bakarsak, varlık fiyatları öyle seviyelere düşmüştür ki, negatif varlık etkisinden dolayı, borçlunun borç alma isteği ve gücü kalmamıştır. Hiçbir sorunu olmayan işletmeler de, ekonominin küçüldüğü bir ortamda, büyümeye ihtiyaç olmadığını düşünerek yatırımlarını ertelemektedirler. Bankaların ve tüketicilerin, bu ortamdaki davranışları rasyoneldir. Kredi daralması, işte bu rasyonel davranışların sonucunda gerçekleşmektedir. Merkez bankalarının faizleri düşük seviyelere çekmesi, kredi piyasasını canlandırmaz. Piyasa oyuncuları, oluşan anormal şartlara, normal tepkiler vermektedirler.

ABD bu strateji ile, diğer ülkelere büyük zarar verebilir. Emtia fiyatlarını ileriki dönemde tekrar yükseltip, zayıf olan ekonomileri, daha da perişan edebilir. Faizleri sıfıra çekmektense, para basıp tüketicilere eşit olarak dağıtmak, daha doğru bir yoldur. Bu, size uç bir öneri gibi gelebilir, ama faizlerin sıfıra indirilmesi de bir çeşit para basmaktır. Faizleri sıfıra çekerek, kontrolsüz bir şekilde para basıyorsunuz, ileride enflasyon’u kontrol edemezsiniz. Benim önerim de, hem ekonomi canlanacak, hem de ilk başta yükselecek enflasyon, daha sonra kontrol altına alınabilecektir. Önemli şartlar, basılacak paranın miktarının net olarak açıklanması ve kişilere eşit olarak dağitılmasıdır (herkese $35 bin gibi). Parayı alanlar kredi kartı, ev borçlarını ödeyebilir, borçsuz kişiler de parayı harcayabilir. ABD, finansal kurumlara ve diğer işletmelere, şu ana kadar $8 trilyon vermiştir(borç garantileri dahil). Herkese $35 bin verseniz, $10 trilyon civarı para basmış olursunuz. ABD’de tüketicinin borcu $13 trilyon civarıdır. Sorunların çözümü için makul bir öneridir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir