Fed’den tarihi kararlar ve hiper enflasyon

Bugün erken saatlerde, bulunduğum ortamdaki televizyona gözüm takıldı. Bir spiker, Fed’in tarihi kararlar aldığını söylüyordu. Tarihi kararlar? Her halde gece geç saatlerde yeni açıklamalar geldi diye düşündüm. Çünkü benim izlediğim Bernanke’den önemli bir açıklama çıkmadı. Dün gece twitter’a da bu yorumu yazdım.

Fed tahvil alım programını aylık 85 milyar dolara çıkardı. Yıllık 1 trilyon dolar eder. Sıfır faiz konusunda tarih vermek yerine, işsizlik ve enflasyonu baz alma yoluna gitti. İşsizlik yüzde 6.5’in altına düşmedikçe, enflasyon yüzde 2.5’in üzerine çıkmadıkça, sıfır faiz politikası devam edecek. Tarihi karar bu olabilir mi acaba? İyi de; Fed seviye verme yoluna gitmenin, bilinen tarihi(2015) belirgin şekilde değiştirmeyeceğini de ekledi.

Uzun zamandır bu konuyu yazıyorum. Yorumcuların, spikerlerin neredeyse tamamı Fed’in para bastığını düşünüyor. Yerli, yabancı, hiç fark etmiyor. Bu paraların da enflasyona yol açması bekleniyor. Hiper enflasyonu dile getirenler de oluyor. 2009’dan beri bırakın hiperi, yüksek enflasyon bile gelmedi. Daha geçenlerde bir akademisyen dostum, ”Bu kadar para basıldı, enflasyon niçin yükselmedi” sorusunu sordu.

Dünkü operasyon da dahil olmak üzere, Fed’in piyasalara niçin yeni para vermediğini, enflasyon yaratmanın neden zor olduğunu anlatalım.

Bir bankanın elinde hazine tahvili var, faizi yüzde 1. Bu tahvili Fed alıyor, karşılığında bankaya ”rezerv” veriyor. Banka sonrasında bu rezervlerden yüzde 0.25 kazanıyor. Rezervler ile bankaların elindeki hazine tahvillleri (ya da mortgage kağıtları) yer değiştiriyor. Takas edilen para, sistemin zaten içinde. Görüldüğü gibi, tahvilin vadesi ile faizi dışında bir şey değişmiyor. Özel sektörün net finansal varlıklarında bir değişiklik olmuyor. Bankaların piyasaya aktaracakları yeni bir para yok. En başından beri yanlış yorumlanan operasyon basitçe budur.

Peki tahvil alımları ile amaçlanan nedir? Birkaç tane amaç var. İlki, varlık etkisi. İkincisi, psikolojik etki. Üçüncüsü faiz etkisi.

Fed tahvil alımı yaparak, yatırımcıları düşük riskli varlıklardan, şirket tahvilleri ve hisse senetleri gibi varlıklara yönlendirmeye çalışıyor. Fed’e göre bu bir varlık etkisi yaratıyor. Varlık etkisi ile işletmelerin daha fazla borçlanacağı, reel ekonominin toparlanacağı düşünülüyor.

Psikoloijk etki; ”Korkma, arkanda ben varım” algısını yaratmak olarak açıklanabilir.

Faiz etkisi; tahvilleri alarak, uzun dönemli faizleri düşürmeye çalışıyorlar. Bunun, borçlanmayı teşvik edeceği, borçluların yükünü azaltacağı düşünülüyor.

Tarihi karar da, yeni para da, hiper enflasyon da yok…