‘Fırıldak Kubi’ler Çoğaldıkça

Son günlerde dikkatle izlenmesi gereken iki konu var. İlki, IMF’nin 250 milyar dolarlık rezervi ile ilgili. IMF bugüne kadar 50 milyar dolarlık yardım için ülkelerle antlaşma imzaladı. IMF yetkilileri son günlerde arka arkaya açıklamalar yapıp, fonun rezervlerini acilen arttırmak istediklerini belirtiyorlar.

IMF’nin 200 milyar dolarlık cephanesi kaldı. Biz $25 milyar istiyoruz diyelim. Bu durumda bile, Türkiye dahil sekiz ülke daha IMF’den para alabilir. Ayrıca IMF kendi senedini de ihraç edip, para da bulabilir. Peki niçin rezervini arttırmak istiyor? İstediği rakam ekstra 250 milyar dolar, yani rezervlerinin 500 milyar dolar olmasını istiyor. Buradan şu sonuç çıkarılabilir; demek ki IMF’nin kapısına dayanacak daha çok ülke var. Ülkelerin durumları için, gelen makroekonomik verilere bakarak yorum yapabiliriz. Ama hiç kimse, zor durumdaki ülkelerin gerçek durumu hakkında IMF kadar bilgi sahibi olamaz. IMF’nin kötümser olduğu aşikar. Ben onlardan daha karamsarım. 400-500 milyar dolarlık rezerv dahi bu kriz için yetmeyebilir. IMF’nin daha fazla rezerve ihtiyacı olabilir.

Dikkatle izlenmesi gereken ikinci konu ise, ABD’nin bu hafta geçmesi beklenen mali teşvik paketidir. Pakette vergi indirimleri dışında, altyapı harcamalarının arttırılması planlanıyor. Paketin bugünkü haline göre, altyapı harcamalarında ‘ithal’ çelik kullanılmayacak. Ayrıca, bu ithalat yasağını imalat sanayi için de genişletmek istiyorlar. Bu planlara, Meclis’te büyük bir destek olduğu söyleniyor. Obama’nın bunu veto etme hakkı var. Ama gelişinin ikinci haftasında, bu şekilde zıtlaşmak ister mi, bilemiyorum. Şimdi düşünün, Almanya ve Japonya, ABD’ye ithalat yasağı koyarsa bunun sonu nereye çıkar; Büyük Buhran’daki(1930) ticaret savaşlarına. Geçen hafta İspanya Başbakanı, ‘yabancı malları değil, İspanyol mallarını tüketin’ açıklamasını yapmıştı. Ülkesinde büyük bir destek gördü.

Bir zamanlar o partiden bu partiye geçen, ‘Fırıldak Kubi’ lakaplı bir milletvekili vardı. Şov olsun diye, gazetecileri çağırıp, ithal kazağını ateşe verip, ‘bunları sakın almayın, Türk malını alın’ derdi. ABD ve AB’deki bu popülist adamları, ben ‘Fırıldak Kubi’ye benzetiyorum. Korumacı politikaların sonucunun nasıl bir felaket olacağını göremiyorlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir