Günaydın be kardeşim

Fed toplantısından beklenildiği gibi bir şey çıkmadı. Çin Merkez Bankası’nın yaptığı açıklamaların hafta boyunca gündemde olması, Fed’i arka plana itti. Gerçi pazartesi günü yaşanan yükselişler dışında, revalüasyon rüzgarı da bitmiş gibi gözüküyor. Çin üzerindeki baskıdan kurtularak, dikkatlerin Almanya’ya yönelmesini sağladı. Almanya’nın kemer sıkma politikalarına eleştiriler geliyor. Sıkı tedbirleri, İngiltere açıkladı. Fransa’nın da açıklaması bekleniyor.

Az önce gazetelere göz atıyordum. İhracatçıların ‘AB’deki önlem paketlerini endişeyle karşılıyoruz’ açıklamalarını gördüm. Günaydın be kardeşim. Aylardan beri yazıyorum; sorunlu AB ülkeleri para bulmak için bütçe açıklarının milli gelire oranını düşürmek zorundalar. Bunu ancak vergileri artırarak, kamu harcamalarını kısarak yapabilirler. Hadi ekonomiden sorumlu bakanlar bunun Türkiye’ye olacak negatif etkilerini görmek istemiyorlar diyelim; peki yorumcular-analistler-ihracatçılar nasıl görmüyor bunu? Küresel piyasalarda ikinci bir dip yaşanmayabilir, ancak büyüme rakamlarında bir düşüş yaşanması kesin gibi. Sizce S&P 500, DAX, CAC, İMKB gibi endekslerden bir tanesi bile, bırakın ikinci dibi, büyümedeki olası yavaşlamayı fiyatladı mı?

ABD’de krizin başladığı gayrimenkul sektöründe ikinci bir dip geliyor. Açıklanan emlak veriler gerçekten berbat. Bu sektörde yaşanan, devlet destekli ‘hayali’ iyileşme sona erdi. Güvenilir ECRI Endeksi, yılın 2. yarısında ABD ekonomisinde ‘yavaşlama’ sinyali veriyor. Küresel ticaretin aynası olan Baltık Endeksi, son 20 günde yüzde 40 düştü. Shanghai Endeksi, son 2 ayda yüzde 20 düştü. AB piyasalarında çözülen hiçbir şey yok. İçeride kendi sorunlarımız var. Son üç aydır majör borsa endekslerinde yaşanan yüksek volatilite (oynaklık), iyiye işaret değil. Bütün bunlara rağmen, televizyonda yorum yapan ‘Türk Yiğitleri’ uçuyorlar. Türk bankaları, yayımladıkları raporlarda çok iyimser konuşuyorlar.

Ekonomik dengesizliklerin, küresel ekonomideki iyileşmenin kırılganlığını artırdığını düşünüyorum. Bu ortamda ‘gelir’ kraldır. Riskli varlıklardan uzak duracaksınız. Paranızın bir kısmı TL mevduatına yatırabilirsiniz. Yüzde 10 mevduat faizi veren bankalar var. Eurobond’ların getirisi yüksek. Bunlara bakılabilir. (çalıştığınız bankadan bunlar hakkında bilgi alabilirsiniz) Ben borsada risk almak istiyorum diyorsanız, bari yüzde 8-9 kar payı (temettü) dağıtan şirketlere göz atın. Portföyde altın bulunsun. Yıl başından beri altının getirisi yüzde 15’e ulaştı. Altın pahalı geliyorsa, gümüş alabilirsiniz.

Bugünlük bu kadar fikir yeter. Temkinli olun, bu dönemde gelirin peşinde koşun.

Günaydın be kardeşim” üzerine 2 düşünce

  1. Türk Yiğitleri mesajınızı aldık hocam:)
    o programda pozitif hava pompalanması yapılırken baltic dry index ile ilgili kontra bir soru sormuştum ama programı izlerken uyuyakalmışım.işte olumlu hava böyle,insanda rehavet yaratıyor:))
    bence altın tehlikeli çünkü yukarılardan çok sert satıyorlar altını.neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz satışa geçtikleri zaman.geçmişte başıma geldi.anaparamı zor kurtardım
    bir de şu var: altın yükselicek diye bekleyip duruyorsunuz.
    o kadar beklemeye gerek yok ki. imkb’de 50 bine yaklaşan geri çekilmeler çok daha iyi kazandırıyor.açıkçası ben altında bekleyeceğime güvendiğim bir bankanın hissesine iyi bir fiyatla girip beklemeyi tercih ederim.o iyi fiyatın gelmesini ise 30 günlük bonoda beklerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir