İhracata Dayalı Büyüme Modeli Arızalı

Gelişmiş ülkelerin para birimleri %50 civarı değer yitirmişken, bu ülkeler teoride ihracat avantajı kazanabilecekken, bu da nereden çıktı, diye düşünebilirsiniz. Bu modelin arızalandığını, bakıma ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

İhracata dayalı büyüme modelinin en büyük sorunu, modelin kalabalıklaşmış olmasıdır. Gelişmekte olan ülkeler, global ekonominin %30’nu temsil ediyor(bugünkü fiyatlarla). Satın alma gücü hesabına göre ise, %50’sini temsil ediyor. Gelişmekte olan ülkeler, ürettikleri malları kime satıyor, ağırlıklı olarak G-7 ülkelerine. Rekabet çok fazla, müşteriler aynı. Şunu anlamak gerekir ki, gelişmiş ülkelerin tüketicileri uzun süre toparlanamaz. Azalan talep ile de, bu model başarılı olamaz.

Gelişmekte olan ülkeler(Türkiye), birbirleriyle daha fazla ticaret yapmalı, ve iç taleplerini geliştirmelidirler İç talebi geliştirmek için; gelir dağılımı, mülkiyet hakları ve daha fazla regülasyon gibi yapısal reformlara ihtiyaç vardır. Özellikle, ‘gelir dağılımı’ ve ‘mülkiyet hakları’nın iyileştirilmesi, kol kola gitmelidir. İç talebin tam anlamıyla yaratılamaması, gelirin, toplumun belli bir grubunun elinde yoğunlaşması nedeniyledir. Bu varlık ve gelir yoğunlaşması ise, fırsatların toplum içinde eşit olmamasından kaynaklanmaktadır.

Gelişmekte olan ülkeler, ihracata olan bağımlılıklarını azaltmalıdır. İhracata dayalı büyüme, genel olarak ‘politik ekonomi’de zayıflık göstergesidir(tasarrufları etkin bir biçimde yatırıma dönüştürememe). Bunun nedenleri, ‘hukuki eksiklikler’ ve ‘gelir yoğunlaşması’dır. Yapısal reformları yapmaz, ABD’nin ve AB’nin tüketimine dayalı bir modele bağlı kalmaya devam edersek, önümüzdeki yıllarda zorluk çekeriz.

Gelişmekte olan diğer ülkeler ile ticaretimizi arttırmalıyız. Emtia fiyatları orta dönemde artacaktır. Petrol, bakır, çelik rezervlerine sahip ülkeler, ticaret için hedefimiz olmalıdır.

Krizi fırsata çevirmek bu şekilde olmalıdır. Borsa’da iki günde zengin olma hayaline kapılarak değil.

İhracata Dayalı Büyüme Modeli Arızalı” üzerine bir düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir