Keynes:’Keşke Daha Fazla Şampanya İçseydim’

Hayretler içerisinde kalıyorum. Piyasalarda ‘eylül sendromu’ diye bir durum çıkardılar. Televizyona çıkan herkesin dilinde bu terim. Az önce bir yorumcuyu dinliyordum. Bir ekonomist. Hatta geçmişte bu sitenin bir okuyucusu, ekonomistleri eleştiren bir yazım üzerine: ‘bu ekonomist (TV’de konuşan ekonomist) kredi krizini öngörmüştü’ şeklinde bir yorum yazmıştı. İyi bir ekonomist olmak ayrıdır, piyasa mekanizmasını anlayıp, yorumlayabilmek çok farklıdır. Değerli okurlar, piyasada bu günlerde yaşanan korkunun gerçek nedenini yazacağım. Ama öncelikle, iki ay önce yazdığım ‘ABD’den Önemli Bir Bilgi‘ başlıklı yazımı okumanızı rica ediyorum.

Son 5 ayda, borsalar soluksuz biçimde yükseldi. Mart ayında borsalarda bir yükseliş başlayabileceğini yazmış, ancak Mayıs-Haziran gibi bu ‘ayı piyasası rallisi’nin bitebileceğini belirtmiştim (Yeni Bir Dönem?). Haziran sonlarına yaklaşmıştık. Ralli bitmemişti. Bitecek gibi de görünmüyordu. Kafamda soru işaretleri oluştu. Açıkçası zamanlama konusunda çok fahiş hatalar yapmam. Haziran sonunda New York’tan bir-iki arkadaşımı aradım. Durumu sordum. ABD ekonomi yönetiminin, mart başından beri, yatırımcıların-insanların morallerini yükseltmek adına, borsada farklı önlemler aldıklarını söylediler. Yatırımcının moralini yükseltmenin en kestirme yolu yeni balonlar yaratmaktır.

O konuşmalardan beri Fed’in bu işlemlerini yakından takip ediyorum. Zaten 1 Temmuz tarihli yazımın son cümlelerine bakarsanız; ‘arkanızda aslanlar gibi ABD ekonomi yönetimi var, korkmayın alım yapın’ diye yazmıştım. Yazımdan sonra 2 ay daha geçti, borsalar genel olarak yükselmeye devam etti (Çin’i katmıyorum, yabancı yatırımcı orada spekülasyon yapamıyor).

Gelelim güzide ekonomistlerimizin, hiçbir rasyonalitesi olmayan ‘eylül sendromu’ iddialarına. Böyle bir şey yoktur. Hayatlarını bilime adamış iktisatçıların, eski merkez bankacıların böyle şeylere inanmalarını, çıkıp televizyonda bunları konuşmalarını çok yadırgıyorum. Eleştiriyorum. Bu arada iktisat alanına hiçbir saygısızlığım olamaz. Benim ‘lisans’ ve ‘yüksek lisans’ derecelerim de iktisat alanındadır.

Fed’in borsa spekülasyonunda uyguladığı yöntem şudur: Fed, ABD Hazinesi’nin ihraç ettiği yeni tahvilleri alan banka ve finans kurumlarından, bu tahvilleri hemen satın alıyor. Arada alım-satım farkından doğan zarar diye bir şey yok. Yani bankalar hiçbir zarar görmeden, tahvilleri Fed’e satıyor, parayı alıyor.

Aralarındaki sözlü anlaşmaya göre (yazılı bir şey söz konusu bile olamaz), bankalar ve büyük finans kurumları Fed’den aldıkları paralarla piyasalarda yüklü miktarda alım yapıyor (özellikle borsalarda). Bu Fed’in indirekt olarak piyasaya müdahalesidir. Bankaların, Fed’e verdikleri sözü tutmamaları gibi bir şey düşünülemez bile. Merak edenler, büyük bankaların ‘trading’ işlemlerinden bu dönemde ne kadar kazandıklarına, bilançolarından bakabilir.

Gelelim piyasalardaki tedirginliğin sebebine. Fed’in bu iş için ayırdığı kaynak $300 milyar idi. Mart ayından beri 276 milyar doları kullanıldı. Borsada spekülasyon için 24 milyar dolar kaldı. Bu rakam da, önümüzdeki 15 gün içinde kullanılacak. Sonra ne olacak? Fed yeni bir spekülasyon paketi mi açıklayacak (parasal genişleme programı); ‘görünmez el’ geri mi çekilecek? Fed programı sonlandırırsa, piyasaların nasıl tepki vereceğini kimse bilmiyor (tabii piyasanın tepkisini takip edebilmek için, ‘içeriden alım-satım rakamları’ gibi göstergeler de var).

Büyük ekonomist John Kenneth Galbraith: ‘Ekonomi biliminin tek amacı, ekonomistleri istihdam etmektir’ demiş.

Gelmiş geçmiş en büyük ekonomist Keynes’in ölüm döşeğindeki son sözleri: ‘Keşke daha fazla şampanya içseydim’ olmuş.

Piyasa nosyonunu anlayamayan ekonomistlerin yaptığı piyasa yorumlarını dinleyiniz, ancak fazla ciddiye almayınız.

Keynes:’Keşke Daha Fazla Şampanya İçseydim’” üzerine 8 düşünce

  1. hocam sızın yazılarınız arasında en ılgımı ceken
    buyuk bankaların salıseler ıcınde ıslem yaptırdıkları bılgısayar programları bu konu hakkındada yazılarınızın devamını beklerız

    altındakı yukselıs ıse bana gore bu makınalar aıt oldukları kurumlara yapılan alıs we satıslara gore kendı pozısyonlarını olusturuyolar

    mesela kımse altına 950-940 arasında alım yapmadıysa hatta dusecek dıye satıs yaptıysa bu makınalarda kar elde etmek ıcın kendılerıne yapılan acıga satıs ıslemlerını zarara ugratmak ve stopları patlatmak amacıyla yukarı bır fıyat hareketı olusturdular dıye dusunuyorum

    sız ne dersınız hocam?

  2. High Frequency Trading(HFT) konusunda daha yazacaklarım var.Piyasalardaki gelişmelerden dolayı pek fırsat olmuyor.
    Ben piyasada yaşanan panikten dolayı büyük bir fonun altın almış olabileceğini düşünmüştüm.Eğer beklediğim gibi bir satış olursa,sizin söylediğiniz gibi de olmuş olabilir.Yalnız şu an için Goldman,Mor. Stanley gibi bankalar gözlem altında.İki ay öncesinde olduğu gibi çok rahat HFT yapamıyorlar.
    Satış gelmesi konusunda yanılırsam,fiyat kalıcı olarak daha yukarılara giderse,alternatif bir düşüncem var.Çin yeniden altın almaya başlamış olabilir.Biraz daha bekleyelim.

  3. Merhabalar;
    HFT(high frequency trading) benimde de dikkatimi çeken konular arasında flash trading olarak da adlandırılıyor geçmişi ise 1980 lere dayanıyor, bu konudaki yorumlarınızı bekliyorum.
    altında eylül ayında tarihsel olarak fiyat yükselmesine nasıl bakıyorsunuz 950 leri destek yapıp 990 lara giden hareketi bu açıdan görmek sizce anlamlı mı?

    saygılarımla

    çetin kaya

  4. Dünyanın en büyük altın tüketicisi Hindistan.Ekim ayı Hindistan’da düğün mevsimidir.’Altın talebi artacak’ düşüncesiyle, Eylül-Ekim aylarında altın ‘genelde’güçlü olur.Altın 1030-1050 seviyelerine giderse, altın portföyünüzün ‘küçük’ bir kısmını boşaltabilirsiniz.Mevcut rallinin kafamdaki ilk hedef olan $1100 ve ikinci hedef olan $1200’e gideceğini düşünmüyorum.Düşüncem, $950 hatta $920’a kadar iniş olabileceğidir(eğer borsalarda satış hızlanırsa).

  5. Yanlış hatırlamıyorsam NASDAQ geçen ay başında HFT’yi kaldıracaktı. Nasdaq’ta bunun likiditeye etkisi ne olmuş veya spreadleri ne yönde etkilemiş bunlara bakmak lazım. Belki SEC’in durum değerlendirmesi için de veri kaynağı olabilir.

  6. 2006 mayısta 730 gorulmustu o zaman bu fıyat gercekten cok yuksektı(aynı 1000 gıbı)2007 eylule kadar 580-680 arası gıdıp geldı 18ay gıbı bı sureye denk gelıyor.

    2007 eylulde 720 gecıldı ve soluksuz bı yukselısle 2008 subatında 1000 oldu.

    2008 subat 1000 den sonra 18 ay gecmıs bulunuyor ve yıne bı eylul ve yıne bı sezon baslıyor.

    eger altının yukselmesını gerektıren sebebler var ıse 1200 olması gerekıyorsa yukardakı olusuma benzer olusum 2010 ılk ceyrekte 1200 gorulur dıye dusunuyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir