Kötü Banka-İyi Banka

Yazılarımı okuyanlar, yorumlarımı izleyenler bilirler. Uzun zamandan beri, ABD’deki ve Avrupa’daki büyük bankaların teknik olarak iflas ettiğini vurguluyorum. Cuma günü, büyük İngiliz bankalarının iflas ettikleri ile ilgili bir açıklama geldi. Devlet desteği olmadan yaşamlarını sürdürmelerinin imkansız olduğu belirtildi.

Royal Bank of Scotland’ın(RBS) yazdığı zarar 41 milyar dolar. Bu zarara karşılık olarak yeni sermayeyi nereden bulacak? Hiç kimse $1 vermez. İngiltere ekonomi yönetimi devreye girdi. Banka kamulaştırıldı. Bank of America(BoFA), Merrill Lynch’i satın almış ve en büyük banka onlar olmuştu. Baktılar paraları çıkışmıyor, Hazine’den 20 milyar dolar yardım, $118 milyar dolarlık garanti aldı. Citigroup zaten darmadağın oldu. ‘Yolun sonuna geldi, kamulaştırılacak’ söylentisi ortalıkta dolaşıyor. Tahminlere göre, HSBC’nin 2009 yılında $30 milyar dolar yeni sermayeye ihtiyacı olabileceği belirtiliyor. Deutshe Bank yine zarar açıkladı ve para bulmak zorunda kalacaktır. Gelişmiş ülkelerin bankacılık sistemi tam anlamıyla bitmiştir.

Manşetlerde ABD’nin ‘kötü banka’ planı var. Plana göre kurulacak banka, sistem’deki bütün sorunlu senetleri satın alacak. Bankaların bilançolarını kilitleyen, alıcısı olmayan senetler temizlenince sistem rahatlayacak, kredi piyasası tekrar işlerlik kazanacak. İşe yarayabilir ancak bazı tereddütlerim var. Ekim’de kurulan 700 milyar dolarlık fonun amacı da bu değil miydi? Bu rakamın ilk dilimi($350 milyar), bu senetleri almak için kullanılmadı mı? Bu bir dipsiz kuyudur. Sadece Citi’nin bilançosunda 1 trilyon dolarlık senet var. Amerikan bankalarındaki sorunlu senetlerin toplam tutarını hiç kimse bilmiyor. Senetlerin 5 trilyon doların üzerinde olduğu tahminleri yapılıyor. ABD’nin bu rakamı tek başına karşılama şansı var mı? Hazine kağıtlarına talep gelmezse yok. Talep gelse bile yük, vergi mükelleflerinin omuzlarına binecektir. Başka yolu yoktur. Bakmayın Obama’nın vergi indirimleri konusunda atıp tutmasına, orta ve uzun dönemde vergileri arttırmak zorunda kalacaklardır.

‘Kötü banka’ projesi başarılı olursa, AB ülkeleri ABD’yi izleyerek aynı yöntemi uygulayabilir. İngiltere bu sinyali verdi. Almanya bu fikre çok mesafeli olduğunu açıkladı. Unutulmasın ki, ‘kötü banka’ eşittir daha fazla ‘kamu borçlanması’dır. Bir finansçı olarak, sistemin temizlenmesi açısından, sorunlu bankaların batırılması taraftarıyım. Oluşacak rakamlar, ileride büyük yük olacaktır. Ancak sistemde ‘iyi banka’ kalmadığı için, ‘kötü banka’ projesi denenmek zorundadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir