Kriz Denklemine Bankalarımız Da Girerse Yanarız

Kriz ortamında çıkıp ‘benim durumum iyi’ diyen bankadan korkacaksınız. Problem yok denilen bankacılık sektörümüzden kötü kokular geliyor. Kriz denklemine bir de bankalarımız girerse, sonumuzu düşünemiyorum.

Cari açık, 2009 için 20-25 milyar dolara inecek gibi görünüyor. Ama bu cari açık rakamında bile, ülkeye, aylık 2 milyar dolar civarı para girişi gerekiyor. Bu giriş nasıl sağlanacak, bilinmiyor. Mali politikanın genişlemesi gerekiyor, ama paramız yok. Para olmaması, daha fazla borçlanma, daha fazla borçlanma daha yüksek bütçe açığı demektir. Öte yandan, tüketim ve yatırımın düştüğü bir ortamda, devlet harcamaları arttırmalıdır.

Hem cari açık hem de bütçe açığı, kriz ortamında berbat bir kombinasyondur. O zaman, kala kala para politikası kalıyor. Faiz indirimlerine devam etmek gerekiyor. Bu indirimler sonucu ortaya çıkacak para, gidecek yeri bulup, ekonomiyi biraz toparlar diye düşünüyorum(talep artışı anlamında).

Bankalarımızın, söylenildiği gibi çok rahat olduğunu düşünmüyorum. İsim veremiyorum, ama birkaç bankanın geri dönmeyen kredilerden dolayı çok zor durumda olduğu dillendiriliyor. Hatta iki tanesinin, farklı nedenlerden dolayı direkten döndüğü konuşuluyor.

Gazete sayfalarında, ayak ayak üstüne atıp, ‘büyümeye devam edeceğiz’ diye poz veren genel müdür’ün bankasından korkacaksınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir