Londra Altın Havuzu yeniden

Değerli metal yatırımcılarının psikolojisi hala düzelmedi. Bunun iki nedeni var: a) Son iki günü dışarda tutarsak, son dönemde yaşanan negatif fiyat hareketleri; b) Finans medyasında çıkan kasıtlı ve olumsuz haberler. Özellikle ikincisi hiç şaşırtıcı değil.

Metal lobisi bu işi organize ediyor. Geçen haftalarda da yazdım. Kartelin önemli isimlerinden JP Morgan’ın 20.000 kontratlık gümüş-satış pozisyonu var. Fiyat ne kadar düşerse, o kadar aşağıdan pozisyonunu kapatacak. Gümüş $42-$43 bölgesindeyken de, banka satış pozisyonundaydı. O zamanki zararını bir düşünün.

Altın için durum biraz daha farklı. Merkez bankaları müdahale ediyor. Yani; kartelin içine büyük merkez bankalarını da ekleyin. Altın ve gümüşteki genel yükseliş trendinin önüne geçemiyorlar. Durumu idare ediyorlar. Fiyatları ellerinden geldiğince baskılamaya çalışıyorlar. Değerli metaller ne kadar düşük seviyeden yeni yükselişlerine başlarsa, onlar için o kadar iyi.

Tarihteki en büyük hırsızlar büyük merkez bankalarıdır. Kağıt paraları yerlerde süründürüyorlar. Örneğin; 1973’te altın $35 imiş , 2011’de $1900 olmuş. İşte kağıt paranın düştüğü durum. Bu ülkelerin merkez bankacılarına dikkat edin. Temiz yüzlü, güven telkin eden tiplerdir. Güven vermeyen adam, halkı nasıl soyabilir?

AB’nin sorunları için trilyonlarca dolar gerekiyor. AB’den bugün açıklanan rakam 1 trilyon euro (1.4 trilyon dolar). Sorunların maddi açıdan çözümü için gereken para 3 trilyon euroya kadar çıkabilir (4.2 trilyon dolar). Çin 3 trilyon dolarlık rezervini bağışlarsa, Alman halkı dişinden tırnağından artırıp 1.2 trilyon dolar verirse, 4.2 trilyon doları bulabilirler. Avrupa Merkez Bankası’nın da 1 Euro bile basmasına gerek kalmaz. İnanırsanız.

1961’de sekiz büyük merkez bankası, Bretton Wood sistemine göre 35 dolara sabitlenen altın fiyatını korumak için ‘Londra Altın Havuzu’nu oluşturmuşlardı. Altın fiyatına müdahale ediyorlardı. Merkez bankaları, piyasadaki fiyat yükseldiğinde satış yaparak fiyatı düşürüyorlardı. Havuz, 1968 yılında çöktü.

Merkez bankalarının yaklaşımı açısından bakıldığında; bugünkü ortamın 1960’lardan hiçbir farkı yok. Piyasa müdahaleleri tam gaz devam ediyor. Aslında şartlar daha zor bile olabilir. Çünkü hem faizler sıfır seviyesinde, hem de merkez bankalarının manipülasyon için kullanabilecekleri altın daha az.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir