Nükleer Çöküş (II)

Fannie Mae ve Freddie Mac’in çöküşlerine devam edelim. Önceki yazıda belirttiğim çöküş nedenlerinden en önemlisini, Fannie ve Freddie’de çalışanların ileri finansal araçları anlamadaki ‘yetersizlikleri’ olarak görüyorum. Bu enstrümanları, finansal kurumlardan ve yatırım bankalarından alarak, oluşan balona nükleer bir cephane sağlamışlardır.

Amerika bu kurumları kurtaracaktır. Çaresi yoktur. Kurtarılmalarında herhangi bir anormallik görmüyorum. Ev , tüketim için en önemli varlıktır. Ev sahibi olma oranını arttırmak, istikrarlı bir piyasa ekonomisini desteklemenin en iyi yoludur. Bu kurumlar bunu sağlamak için kurulmuştur.

Krizin, sürüp giden patlamalardan oluştuğunu görüyoruz. Krizin sonunun niçin gelmediğini, ‘Finansal Krizin Dip Noktası Çok Uzakta‘ başlıklı yazımda ayrıntılarıyla yazmıştım. Bu konuda medyada hiç görmediğim ama vurgulanması gereken bir nokta var.

Amerika kendi parası cinsinden borçlanıyor. Yabancı yatırımcılar paralarını geri isterlerse, Amerika basar parayı, öder borcunu. Normal bir ülkede merkez bankası para basarak borcunu ödemeye kalksa, para birimi çöker ve bu politika hiperenflasyona yol açabilir. 1998’de Rusya bunu denedi, para birimi ruble çöktü. Oysa, Amerikan doları global bir para birimidir. Altın, petrol fiyatları hep dolar cinsindendir. Diğer bir deyişle, dünya ekonomisinin dolara temel bir talebi vardır. Dolardan tamamıyla vazgeçme olasılığı bulunmuyor. Para basarak krizden doğan zararları karşılamak, Amerika için işe yarayan bir stratejidir. Örneğin, yabancılar toplam 16 trilyon dolarlık Amerikan finansal varlığına sahipler. Dolar % 10 değer yitirse, ‘yabancıların kaybı , Amerika’nın kazancı’ 1,6 trilyon dolar olur.

Amerika’nın bu politikadaki ‘ maliyet – fayda kriteri ‘ şudur. Petrol fiyatındaki artışlar ekonomiye büyük zarar veriyor. Şu an bile, petrol fiyatı bir sene önceye göre % 60 yukarıda. Amerika her gün 10 milyon varil petrol ithal ediyor. Petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artış, Amerika’ya yıllık 40 milyar dolar maliyet getiriyor. Petrol’den doğan maliyet, finans sektörünün kayıpları için para basmanın sağladığı faydadan küçük olduğu sürece, FED para basmaya devam edecektir.

Paraları tehlikede olan yabancıların bu hususta hiçbir söz hakkı bulunmuyor. Bu durum bana Keynes’in meşhur sözünü hatırlatıyor : ‘Eğer sana 1 pound borçluysam, problem benimdir ; ama eğer 1 milyon pound borçluysam, problem senindir ‘. Bence Amerika’nın ve Amerika finansal varlıklarına sahip yabancıların durumunu en iyi özetleyen cümle budur.

FED para basmaya devam ettiği sürece, petrol, altın ve emtialar güçlü, hazine kağıtları güçsüz olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir