Oyuna Dönüşenler

Bayram tatilinin de araya girmesiyle, yaklaşık iki haftadır yazamadım. Son günlerde piyasalarda yaşanan önemli olayları değerlendirelim. General Motors, Chrysler cephesindeki gelişmeler, gündemi çok meşgul ediyor. EUR/USD paritesi’nin, 1.35’e dayanması erken gerçekleşti. Son günlerin bence en ilginç gelişmesi ise, büyük finans kurumları’nın ‘oyun‘ a dönüştüğü olaydır.

GM, Chrysler konusundaki görüşlerimi biliyorsunuz. Batmalıdırlar. Sistemin temizlenmesi için bu iflaslar gereklidir. Bu devasa şirketler batarsa, yan sanayi’deki şirketlerin de etkileneceği, 2 milyon kişinin işini kaybedebileceği söyleniyor. Bu şirketler ne satıyor? Otomobil. Siz ABD’li bir tüketici olsanız, bugün gidip GM’in veya Chrysler’ın ürettiği bir otomobili satın alır mısınız? Zannetmiyorum. Bu şirket üç ay sonra batar mı? Tekrar toparlanabilir mi? Bu sorular kafanızı sürekli meşgul edecektir. Kaldı ki ABD’li ,şu an tüketimi kesmiş, borç batağı içinde yüzmektedir. Bunun anlamı, önümüzdeki dönemde yine satış olmaması, zarar yazılması anlamına gelir. ABD’de, 2003-2007 arasındaki altın dönemde bile, bu şirketlerin satışları düşüş göstermiş. Piyasa’yı, Toyota ,Honda gibi Asya markalarına kaptırmışlar. Bu saatten sonra bu şirketlere $30 milyar yardım verilse ne olur, verilmese ne olur? Altı ay sonra tekrar gelip para isteyeceklerdir. GM’in sadece aylık zararı 1 milyar dolardır. Bu şirketlere yardım yapılacaktır. Ama yine de, önümüzdeki dönemde GM’in iflas başvurusu yapması muhtemeldir.

EUR/USD 1.35’e dayandı. Kısa dönemde, dolar’ın güçlü kalmasını, orta dönemde Euro’nun güçlenmesi beklentisi içinde olduğumu biliyorsunuz. Son 2 ayda bu konuyla ilgili yazılar yazdım. Parite’nin (hızla yükselmiş olsa da), kısa dönemde tekrar geri geleceğini düşünüyorum. Aslında USD/TL’deki durgunluk da, EUR/USD’daki sert hareketlerden kaynaklanıyor. Türkiye benzeri ülkelerin kredi riskleri(borçlarını geri ödememe riski) konusunda, çok belirleyici göstergeler de, büyük yükselişler var. Bu öncü göstergeler, tarihin en yüksek seviyelerinde geziniyor. Yükseliş’in olması, Türkiye gibi ülkelerde risklerin arttığı şeklinde yorumlanır. Yabancı yatırımcı piyasalar’dan kaçar. Ancak USD/YTL kuru, 1.55-1.57 civarlarında geziniyor. Bu olay iki şekilde açıklanabilir. Ya yabancı bankalar ve fonlar, düşük fiyatlardan dolar toplayıp, USD/YTL kurunu yukarı çekecekler, ya da Türkiye’ye olan güvenleri arttı, önümüzdeki dönemde büyük bir sıkıntı yaşanmayacağını düşünüyorlar. Ben ilkine daha yakınım. Ama dediğim gibi, dolar’ın başta euro’ya karşı hızla değer yitirmesi, USD/YTL kurunu bir miktar tutuyor olabilir. Bu konuda yazmaya devam edeceğim.

HSBC, RBS gibi dev bankaların, dünyanın kayıtlı en büyük serbest fon’u(hedge fon) Man Group’un, Fairfield,GMAC gibi büyük fonların, sahtekar bir fon olan Madoff Securities’e milyarlarca dolar para yatırmaları, inanılacak gibi değildir. Nasıl bu adama kanmışlar? Çok büyük bankaların da, fon’a yatırım yaptıkları ama açıklama yapmadıkları düşünülüyormuş. Fon’un, $50 milyar dolar kaybettiği konuşuluyor. Gerçekten inanılmaz bir rakam.

Julian Robertson’ın dediği gibi: ‘Finansal piyasalarda, oyunun içinde olduğunu bilenler vardır; oyunun içinde olduğunu bilmeyenler vardır; bir de oyunun içinde olduğunu bilmeyen ve ‘oyun’ a dönüşenler vardır’.

Büyük finans kurumları, belki de ilk kez bu olayla birlikte, oyuna dönüşmüşlerdir…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir