Pembe Tablo

Genel beklentilerimde çok büyük değişiklikler olmasa da, gelişme gördüğüm noktaları sizlerle paylaşmak istiyorum.

OECD, IMF gibi kurumların, büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize etmesi olumludur. Diğer bir deyişle, artık hayal dünyasında dolaşmıyorlar (bizim ekonomi yönetimimiz de rüyadan çıkabilse). OECD, son yayımladığı raporda, global ekonomi için 2009 büyüme beklentisini yüzde eksi 4.3’e, 2010 için de  yüzde eksi 0.1%’e çekti. Ekonomi yönetimlerinin, 2010’un ilk çeyreğinde pozitif büyüme rakamlarına dönüş beklentisi olduğunu biliyorsunuz. Bu hesaplamada, çeyrekten çeyreğe büyüme rakamlarını kıyaslarsanız, 2010 boyunca pozitif büyüme rakamlarını görürsünüz. Yanıltıcıdır. 2009’un özellikle ilk bölümünde büyüme rakamları çok düşük olacağı için, 2010 boyunca üçer aylık büyüme rakamları ‘pozitif’ olabilir, ama 2010’daki ‘toplam ürün’ün 2009 rakamlarına ulaşması beklenmemelidir. 2010 için öngörülen çeyreklik pozitif rakamlar, ‘ortalamaya dönüş’ beklentisi sebebiyledir. Teknik bir konudur, detaya girmiyorum.

Mali teşvik paketlerinin arka arkaya açıklanması olumludur. Japonya bugün 3. paketini açıkladı. Avrupa da bu kervana katılırsa, sonuçlar daha iyi olabilir. Böyle bir kriz tecrübesi hiç bir ülkede olmadığı için (Büyük Buhran’daki finans sistemi ilkel bir sistemdi), hiç bir önlemin başarı garantisi yoktur. Sahip olunan bilgiler ışığında en mantıklı çözüm, ‘mali teşvik paketleri’dir. Finans sektörü bitkisel hayatta olsa da, varlığını sürdürmektedir. Devletler, finans sistemini garanti altına almıştır.

Bir süre önce ‘Spekülatif Saldırı’ başlıklı bir makale yazmış, Doğu Avrupa Ülkeleri’ne yönelik olası bir spekülatif saldırı’dan bahsetmiştim. Geçen haftaki G-20 toplantısında, IMF kaynaklarının 1 trilyon dolara yükseltilmesi bunun olasılığını azaltmıştır. Bu ülkelerin para birimlerinde, son bir senedir yaşanan %40-%50’lik çöküşler beklenmemelidir. Çöküş yaşanma ihtimalinin azalması, bu para birimlerinde iyileşme başlamıştır anlamına gelmez. Çabuk iyileşme potansiyelini sınırlı görsem de, çöküş olasılığının azalması olumludur.

Lisans ve yüksek lisans eğitimim ekonomidir. Doktora da finansı seçtim. Faizler bu kadar düşükken, trilyonlarca dolarlık teşvik paketleri açıklanmışken, ‘bu önlemler hiç bir işe yaramaz’ demek, eğitimime haksızlık olur. Bu paketler ekonomileri elbette kıpırdatacaktır. Ancak yetersizlerdir. Kalıcı büyüme rakamlarına tekrar geçişi sağlamazlar. Teşvik paketlerinin etkisi geçtikten sonra, ABD’li Avrupa’lı tüketici yeniden çılgınlar gibi harcamaya başlayacak mıdır? Banka bilançolarındaki varlıkların değerini ‘direkt’ etkileyen gayrimenkul fiyatlarındaki düşüş, yakın gelecekte duracak mıdır? İşsizlik rakamlarındaki artışlar yakın bir zamanda bitecek, şirketler alımlara başlayacak mıdır? Bu soruların hepsine yanıtım; ‘hayır’dır.

Olumlu düşünmeye çalışsam da, mevcut ortamda bu kadar oluyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir