Prova

Geçen perşembe günü yaşanan sert fiyat hareketleri, ve cuma günkü ABD istihdam verisinin yarattığı kafa karışıklığından sonra, dün piyasalarda yavaş bir gün yaşadık. USD ve JPY’de hafif satışlar yaşansa da, altın ve petrol traderları pek alım yapmadılar.

21 Aralık 2009 tarihinde yazdığım yazıda, GBP/USD’da 1.55-1.5520 bölgesini görebileceğimizi söylemiştim. GBP/USD dün 1.5530’u gördü. GBP için negatif beklentiler oldukça arttı. Chicago Mercantile Exchange’deki (CME) GBP kontratlarını incelerken, spekülatörlerin GBP satmaya devam ettiklerini gördüm. Ancak bu kadar karamsarlığa, satışa rağmen GBP satış kontratlarının sayısı Ekim 2009’daki sayının çok altında görünüyor. Ekim 2009’da GBP-negatif görüşler bu kadar fazla değildi. Önem verdiğim bir piyasa göstergesidir.

GBP tehlikeli bir paradır. Negatif görüşler artarken, sizi bir anda ters köşeye yatırabilir. Mayıs ayındaki belirsiz genel seçim, merkez bankasının yeni tahvil alımı yapma olasılığı, GBP üzerinde baskı oluşturuyor. Merkez bankası hemen tahvil alımı yapmayabilir (para basma), fakat piyasa açıklanacak verileri tahvil alım penceresinden değerlendirecektir. Başka bir ifadeyle, beklentilerin altında gelecek önemli bir veri, ‘merkez bankası tekrar para basmaya başlayacak’ spekülasyonlarını arttırabilir. GBP/USD’da daha aşağıları görebiliriz, ancak orta-uzun dönem için GBP yatırımı düşünüyorsanız, düşüşlerde GBP-alımı yapılabilir.

Altın hakkındaki görüşlerimi dün ayrıntılı şekilde belirttim. Şu an $1070, altın yatırımı yapmak isteyenler için daha cazip fiyatlar gelebilir. $1040-$1045 bölgesini gördük. Ancak bence ‘altın’ın gözü $1115-$1120 bölgesindedir.

EUR/USD şu an 1.3730. USD’ın genel gücü devam ediyor. 1.34-1.3420 bölgesini görme olasılığımızın yüksek olduğunu düşünüyorum.

Yazının sonunda önemli bilgiler vereyim. İngiliz bankalarının, İrlanda’daki riski $200 milyar civarında. Alman bankalarının İrlanda’daki riski yine aynı seviyelerdedir. Ayrıca, Alman bankalarının İspanya’daki riski $250 milyar. Devasa yatırım fonlarının portföyünde Portekiz, İrlanda, İspanya ve Yunanistan’ın devlet tahvilleri var.

Bu ülkelerin ‘default’ edeceklerini (borçlarını geri ödemeyeceklerini), ya da AB’den çıkacaklarını düşünmüyorum. Ama birgerçek var ki; bütçelerini toparlamaları için çok radikal önlemler almaları gerekiyor. Devalüasyon geçmişte Yunanistan için bir opsiyondu, ama artık yok. Yunanistan borçlarını yeniden yapılandırırsa (debt restructuring), diğer ülkeler de bu yolu izleyebilir. Burada toplam 2 trilyon dolarlık bir borcun yapılandırılmasından söz ediyoruz (Lehman Brothers’ın batış maliyeti 600 milyar dolar idi). Yunanistan’ın izleyeceği yol, diğer ülkeler için de bir ‘prova’ olacaktır.

Önümüzdeki iki ay ‘defansif stratejiler’ izlemenin faydalı olacağını düşünüyorum. Volatilite çok yükselebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir