Sıfır Risk Algısı

Biz ‘küreselleşme’, ‘dışa açılma’ gibi terimleri ağzımızdan hiç eksik etmeyiz. Buna karşılık, global krizi hiç umursamaz, iç olaylarla günlerimizi geçiririz. Finans sisteminin, küresel ticaretin durumu ortadadır. Ben hiçbir toparlanma belirtisi görmüyorum.

Ağırlıklı olarak reel ekonomilerin sorunları konuşulsa da, finans sektöründeki sorunlar henüz çözümlenmedi. ABD’de bir ‘kötü banka’ gırgırıdır gidiyor. Bu plana göre, devletin kuracağı bu banka, finans sektöründeki sorunlu senetleri alacak, sistem rahatlayacak. Bütün dünya umudunu ABD’ye bağlamış, oradan gelecek ‘kötü banka’, ‘ekonomik teşvik paketi’ gibi planları bekliyor. Zannediliyor ki, açıklanacak paketler ile global ekonomi keskin bir ‘U’ dönüşü yapacak.

Global ekonomilere bakarsak; Almanya’nın üretimi Aralık ayında %12, Japonya’nın %21, İspanya’nın %20 düşmüş. Güney Kore’nin ihracatı Ocak ayında %33 düşmüş. İrlanda’da Ocak ayında işini kaybeden insanların sayısı 36.500; bu rakam düşük gibi görünse de, ABD’de aylık 2.3 milyon kişinin işini kaybetmesine denk geliyor. Özellikle, düşen ihracat rakamları; üretim, gelir ve harcamalarda oluşan aşağı yönlü sarmalı şiddetlendirmektedir. Bu daralmayı hangi plan kısa dönemde tersine çevirebilir, bilemiyorum.

Global finans sistemindeki sıkıntılar devam etmektedir. ‘Lehman Brothers’ın eylül’de batması, çöküşü başlattı’ deniliyor. Aradan beş ay geçmesine rağmen, sorunlar hala aynıdır. Finans sisteminin eylül’deki durumu ile, bugünkü durumu arasında bir fark yoktur. Bankalar teknik olarak batmış, zarar yazmaya devam ediyorlar ve edecekler. Büyük bankaların hisse senedi fiyatlarının ‘sıfır’ olmamasının tek nedeni, devlet yardımlarının bir ‘opsiyon değeri’ yaratmasıdır. Basit olarak, devlet nasıl olsa bankayı kurtarır diye, o bankanın hisse senedinin fiyatı sıfırlanmıyor. Sistem bu senetlerden temizlense de(fiyatların nasıl belirleneceğini belirsizdir), güveni getirmek zor olacaktır.

Türkiye’de, bireysel veya kurumsal anlamda risk algısı sıfırdır. Açıkça göründükleri halde, oluşan riskleri idrak edemeyiz. İhracat, üretim düşmüş; işsizlik artıyor; bankalar reel sektöre kredi vermiyor, Türkiye’nin büyük holdingleri teknik olarak iflas etmiş(acil para bulması gerekiyor ama bulamıyor), devletten kapsamlı bir paket çıkmıyor, IMF programı yılan hikayesine dönmüş. Medya’da, ‘tünelin sonundaki ışık göründü’ başlıklarını okuyoruz.

Tünelin sonunda görünen ışık, umarım üzerimize hızla gelen bir trenin ışığı değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir