Trichet öncesi

Son iki haftadır ‘Yunanistan anlaşması tamam’ haberleri geliyor. Buna rağmen yardım paketi henüz açıklanmadı. Bu hafta Almanya Finans Bakanı Schaeuble’ın; AMB, IMF ve AB finans bakanlarına yazdığı mektup basına sızdı. Schaeuble; ‘Yunanistan’ın durumu iyi değil; bu gidişle 2013 ve 2014 senelerinde bile kendi başına piyasadan borçlanamaz; Yunan tahvillerinin süresi tahvil swapı yapılarak yedi sene uzatılsın’ önerisini getiriyor.

Bu ifadeler, tahvil sahiplerini korkutma taktiğinden başka bir şey değil. Tahvil sahiplerinin kendi rızalarıyla düzenlemeye boyun eğmeleri hedefleniyor. Yunanistan parlamentosu yeni tedbir önlemlerini oylamaya hazırlanırken, ‘Schaeuble, Yunanistan’ın iflas riski arttığı için bu şekilde konuşuyor’ demek iyimserlik olur. Kaldı ki; Yunanistan, yardım paketi kapsamında bir sonraki parayı temmuz ortasında alacak. Yani panik olmayı gerektirecek bir durum da yok.

Schaeuble, bu mektuba kadar, borçların yapılandırılmasına karşı çıkıyordu. Bu gönül değişikliği neden? Politik sebepler oluğunu düşünüyorum. Son anketlere göre; Merkel’in partisi 2. sırada bulunuyor. Oy oranı %35.  İlk sıradaki parti %49. Alman halkının Yunanistan’a para verilmesine şiddetle karşı çıktığı biliniyor.

AMB, Schaeuble’nin fikrine sıcak bakmıyor. Bunun bir ‘kredi olayı’ olacağını düşünüyor. Trichet’nin bugünkü basın toplantısında, Yunanistan ile ilgili ifadelerine dikkat etmek gerekiyor.

Trichet’nin faizlerle ilgili kullanacağı ifadeler de önemli. Aslında, bir sonraki faiz artırımı Euro fiyatlamalarına girdi. Bundan sonrası merak konusu. Dünyanın belki de en iyi yönetilen merkez bankası olan Avrupa Merkez Bankası’nın, borç krizine rağmen faizi artırması çok eleştirildi. Büyük merkez bankalarının popülist politikalar uyguladığı bir dönemde, AMB’den farklı bir politika görmek sürpriz oldu. Ufak tefek eleştirilerim olsa da, Trichet bence mükemmel bir merkez bankası başkanı. Şimdi düşünüyorum da, ‘AMB borç krizine rağmen faizi artırıyor’ eleştirisi önyargılı bir yaklaşım olabilir. AMB belki de borç krizi nedeniyle faizi artırıyor. Doğru bir merkez bankası duruşu olarak; hem para politikası ile likidite desteği arasındaki farkı, hem de bağımsız olduğunu göstermek istiyor.

Grafiksel olarak EUR/USD pek iyi gözükmese de, Trichet’nin kullanacağı ifadeler grafik tanımaz. Açıkçası ben agresif ifadeler kullanmayacağını düşünüyorum. EUR/USD’da 1.4950 için son kale olan 1.4730-35 bölgesi, yukarı hareketi şimdilik tutuyor.

Trichet, geçen ay olduğu gibi agresif ifadeler kullanmaktan kaçınırsa, EUR/USD’da bir gerileme yaşanabilir. Aşağıda kritik bölge 1.4350-1.4390.

Aslında kafamda birkaç konu daha vardı, ancak daha fazla uzatmak istemiyorum. Uzun yazılar beni sıkar. Okuyucuyu da sıkmamak gerekiyor.

Diğer para birimleri, altın, gümüş, petrol, tahvil ve önemli borsa endeksleri ile ilgili yorumlarımı www.twitter.com/atilimmurat adresinden takip edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir