Türkiye Finansal Krizden Etkilenmiyor???

Geçtiğimiz 2 hafta boyunca finansal krizin merkezi New York’ta idim.Öncelikle,oradaki gözlemlerim ışığında,krizin gidişatı konusundaki fikirlerimi sizlerle paylaşacağım.Daha sonra,Türkiye’nin krizden etkilenmediğine dair çıkan yorumlara karşı düşüncelerimi yazacağım.

Uzun yıllar New York’ta yaşadım.Hiçbir dönemde insanları bu kadar karamsar,bitik durumda görmedim. Şehrin en hareketli,en önemli caddelerinde yürürken, yan yana 5 tane mağazayı,kiralık tabelası ile görebiliyorsunuz.Mağazalarda çalışan insanlar,satışların çok kötü olduğunu, sadece turistlerin biraz alış-veriş yaptıklarını söylüyorlar.New York’ta çok para harcayan kesim finansçılardır.Onbinlercesinin işsiz,diğerlerinin kovulma tehlikesi içinde oldukları düşünülürse,satışların düşük olması normal karşılanabilir ancak ABD’nin en zengin şehri olan New York’ta genel durum böyle ise,iç bölgelerde durum kesinlikle perişandır.Kısacası,ABD’de finansal kriz son sürat devam ettiği gibi,reel sektörün çöküşü yeni başlamış durumdadır.Uzun zamandır vurguladığım gibi, Amerikan ekonomisi sert bir şekilde yere çakılacaktır.

Türkiye ekonomisinin krizden etkilenip etkilenmediğini tartışalım.‘Türkiye krizden etkilenmiyor’ diyenler, ‘Amerikan bankalarını batıran,sistemi çökerten batık tut-sat(mortgage) senetleri,bizim bankalarımızda yok,bunun için biz krizi ucuz atlattık’ gibi bir bakış açısındalarsa haklılardır.Ancak bu sorunlu senetlerin global ekonomilerde,kredi piyasalarında yarattığı sistemik,yıkıcı etkileri göremezseniz,çok yanlış düşünüyorsunuz demektir.

Geçen ekim ayında İMKB endeksi 57.000’de idi, şu an 32.000’e yaklaşıyor.Şirketlerimizin piyasa değerleri uçup gitmiş.‘Borsaya yabancılar hakim,çok önemli değil’ diye düşünebilirsiniz.Fakat unutmayalım ki; yarın piyasada durgunluk sertleşir,kayıplar artacak olursa,yüksek zararlar yazacak hatta batabilecek olanlar bizim şirketlerimiz,işsiz kalacaklar bizim insanlarımız olacaktır.Bir diğer sorun,Türkiye’nin $200 milyar dolara yaklaşan özel sektör borcudur(bankalar+şirketler).Şu an kredi piyasalarında, bir banka diğer bankaya, sadece günlük olmak kaydıyla borç para veriyor.Piyasa faizleri,tarihin en yüksek seviyelerine gelmiş,güven sıfırlanmışken,bankalarımız,şirketlerimiz nasıl kredi bulacaklar?Mevcut kredilerin yenilenme günü geldiğinde,tavandaki faizden nasıl borçlanabilirler? Kredi bulamazlarsa nasıl yeni yatırım yapabilirler?Daha olumsuz olan şey ise, kredi piyasasının tekrar eski işleyişine kavuşmasının uzun zaman alacağıdır.

En önemlisi,Türkiye’nin son kalan kalesi ihracat. İhracatımızın %60’lık bölümü Avrupa’ya gidiyor.Avrupa resesyona girmiş.Devasa Avrupa bankaları bir gecede çöküyor,şirketler batıyor.İşlemeyen bir bankacılık sektörüne,batan şirketlere sahip ekonomiler mi mallarımızı alacak? Bu konuda da yeni ve acil politikalara ihtiyaç olduğu aşikardır.

Finans ve kredi piyasalarındaki çöküntü devam ederken, ‘Likidite sağlama yöntemi olarak biz ABD’den bir adım öndeyiz’ gibi açıklamalar yapmak mantıklı değildir.Modern bir ekonomiye sahip olmak için iyi işleyen,bağımsız bir finans sistemine sahip olmak gerekir.

Tabi bir de finansı çok iyi bilen ekonomi yönetimine…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir