Yağmur Bulutu

ADP istihdam verisi dün hayal kırıklığı yarattı. Bu göstergenin volatilitesi (oynaklığı) yüksek. Bazen çok iyi bir rakam gelir, iki gün sonra açıklanan gerçek istihdam raporu beklentilerin altında kalır. Zaman zaman tersi olur. Dün açıklanan rakam piyasayı gerdi, çünkü yarın için beklentiler yüksek. Her şeye rağmen iyi bir rakam göreceğimizi düşünüyorum. Beklentiler dahilinde gelecek bir tarım dışı istihdam rakamına düşüşe geçen bir işsizlik oranı eklenirse, risk iştahı olumlu etkilenir (piyasa beklentisi %9.7, önceki rakam %9.7). Mart-Aralık 2009 arasında; güçlü ekonomik veriler risk iştahının artırıyor, EUR/USD paritesini güçlendiriyordu. Son 4 ayda piyasa şartları değişti. Pozitif haberler USD’ı güçlendiriyor.

Son 12 ay, rekor seviyelerdeki teşvikler ve yükselen ‘öncü ekonomik göstergeler’ ile geçti. Bu sebeplerden dolayı risk iştahı yükseldi. Borsalar, emtialar çoştu. Önümüzdeki 6 ay, özellikle ABD ve Asya kaynaklı ‘olumlu’ haberler nedeniyle, bazı teşviklerin geri çekilmesi ve öncü ekonomik göstergelerin gevşemeye başlaması ile geçecek. Dünkü gazete yazımda da belirttiğim gibi, nisan sonundaki Fed toplantısında bazı ifade değişiklikleri görebiliriz (çıkış stratejilerine vurgu yapılabilir). Çin’in de bazı önlemler alması kaçınılmaz. AB ve Japon ekonomilerinde pek hayat ışığı görünmediği için, bütün dikkatler ABD ve Çin’de olacak.

Medyamızda yağmur bulutları gibi iç karartan insanlar var. Size USD/TL 1.550’yi kesin olarak geçmeyecek demedim mi, gibi saçma sapan konuşmalar yapan adamlar. Dün gece kanalları değiştirirken bunlardan birine rastladım. Karşısında ‘teknik analist’ ünvanlı birini almış (adamcağız söylenenlere kafasını sallamaktan başka bir şey yapmıyor); yine esip gürlüyordu. Bakın IMF anlaşması rafa kalkalı 5 gün oldu, ne TL’de ne de İMKB’de bir düşüş var’ demek mantıklı değildir.

Yanlış bir algılama olmasın; 1,5 sene önce bir TV kanalında, krizin zirvede olduğu dönemde, ‘IMF anlaşmasına karşıyım, kendi ayaklarımız üzerinde durabiliriz’ yorumumdan sonra kanal yönetimi beni veto etmişti.

TL için pozitif düşüncelere sahip olduğumu biliyorsunuz. Ancak aralık başında Dubai krizi patlak verdiğinde TL değer yitirdi, ocak ayında Yunanistan krizi piyasaları vurduğunda TL yine darbe yedi. Bu iki dönemde de bir IMF hikayesi vardı. Artık yok. Son 2-3 haftadır piyasayı vuran bir haber gelmedi. IMF açıklaması bu dönemde yapıldı. Söylemeye çalıştığım; TL’nin ve İMKB’nin gerçek gücünü yeni bir kriz piyasayı vurduğunda ölçebiliriz, global risk iştahı yüksek olduğunda değil. Ekonomik politikalar açısından IMF’ye hiç ihtiyacımız yok. Piyasalar açısından ‘IMF hikayesi’nin önemli olup olmadığı yeni bir kriz geldiğinde belli olur. İMKB benzer borsalardan ayrışırsa; TL benzer paralardan daha iyi bir performans gösterirse bu iş tamamdır. Umarım öyle olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir