Yunanistan henüz batmadı

Euro bölgesindeki durum; yayılma etkisi ne kadar kötüleşebilir tartışmalarından, AB durumu toparlamak için doğru adımları atabilir mi safhasına geçmişti. Şimdi; ‘Euro bölgesi ne zaman dağılacak’ senaryosu işleniyor. Bu senaryoda; Yunanistan Euro’dan çıkabilir; Avrupa Finansal İstikrar Mekanizması(EFSF) çöküşün yayılmasını sınırlamak için kullanılabilir.

Söylentilere, Almanya’dan gelen sert açıklamalara rağmen, Yunanistan bir sonraki kredi dilimini alabilir. Aralık ayıyla birlikte işler değişebilir. Troyka (AB/IMF/AMB), söz verilen bütçe hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığına bakar. Default(iflas) süreci o zaman başlayabilir. EFSF, aralık ayına kadar, ikincil piyasadan tahvil alımı, bankalara sermaye sağlanması gibi yetkileri alabilir. EFSF, çöküşün önüne geçme konusunda aktif bir rol üstlenebilir.

Almanya, ortak Euro tahviline karşı çıkmaya devam ediyor. Mali disiplini sağlamakta zorlanan ülkelerle bu işe girmenin oldukça riskli olacağını düşünüyor. Haklı olduğu noktalar da var. Burada bir ‘ahlaki riziko’ gözüküyor. Örneğin; Yunanistan kapalı kapılar ardında ‘Euro’dan çıkarım’ tehditi savuruyor. Likidite muslukları, hem Yunanistan için hem de diğer çevre ülkeler için açık kalıyor. Almanya bu tarz söylemlerden bıkmış olabilir. Tabii, 18 Eylül’deki Berlin seçimleri Merkel için önemli. Bu seçim de giderse, 2012’deki genel seçimlerde işi iyice zorlaşır. İfadelerdeki sertleşmenin asıl nedeni bu.

Avrupa Merkez Bankası’nın son dönemde İtalyan ve İspanyol tahvillerinde yoğun alımlar yapması, bilançosunu büyütmesi, Almanya’nın hoşuna gitmiyordu. AMB Baş Ekonomisti Stark’ın istifası bu bağlamda değerlendirilebilir. Trichet’nin görev süresi gelecek ay doluyor. Stark, Draghi’nin başkanlık döneminde de istifa edebilirdi. Trichet’ye tepki olarak ayrıldı.

Gelelim kritik soruya: Yunanistan default ettikten sonra, AMB ve EFSF, Lehman sonrasındaki çöküşün bir benzerinin yaşanmasını engelleyebilir mi? Yunanistan’ın kademeli bir şekilde default etmesi, yani yumuşak inişin sağlanması, politika yapıcıların ‘krizin yayılma kanallarını anladığı’ varsayımı altında gerçekleşebilir. 2008 krizinden çıkartılacak ders ise; politika yapıcıların birçok şeyi anlayamadığı.

Bu şartlar altında, riskten kaçınılması gerektiğini düşünüyorum. Euro bölgesinde; Alman tahvilleri dışında, diğer ülkelerin tahvillerinden uzak durulmalı. EUR/USD’da daha ciddi düşüşler gündeme gelebilir. Günlük oyuncular dışında, orta vadeli düşünen yatırımcılar Euro’dan biraz uzak durabilir. Sterlin’i de buna dahil edebiliriz. Portföy ayarlamalarında, risk hesaplamalarında, volatilite(oynaklık) önemlidir. Volatilite seviyeleri yüksek, ancak daha yüksek seviyeler de gündeme gelebilir.

Risk iştahındaki sert düşüş piyasayı vurduğunda, karlı pozisyonlarda zorunlu satışlar yaşanır. Aracı kurumlardan marjin çağrıları arka arkaya gelir. Yeni pozisyonların finansmanı zorlaşır.

Böyle riskler gündemdeyken; hazırlıklı olmak, derinliği olan piyasalarda işlem yapmak, likit kalmak önemli.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir